Friday, October 30, 2009

Bir Ada bir Bade varmis, Teyzeleri onlari cok severmis!


Hayatim degiseli bugun tam 4 sene oldu. 4 senedir daha bir olgunum ben. Hayata karsi, 2 insana karsi sorumluluklarim var (viiuwoowwreeee). Mesela artik daha uzun yasamak istiyorum daha fazla seye tanik olabilmek icin. Mesela artik gece gunduz aklimda hep bi 2 kisi var cok ama cok ozledigim, surekli resimlerine bakip aklimi kaybettigim. Tabii bi de artik cocuk dukkanlarina girip cikmak var. Trendleri takip etmek gerekiyor. Tekrar Barbie hastaligina yakalanmak en guzel kisimlarindan biri. Evet sevgili dostlar ben 4 senedir teyzeyim ve bugun Ada&Bade'nin dogumgunu. 4 sene 9 ay oncesini hatirliyorum. Gerci 9 aylik dogmadi galiba kizlar, ben hic bilmiyorum ve anlayamiyorum zaten su hafta olaylarini aylari filan. Bi dogurmaya kalkissam ogrencek yiginla sey var. Neyse iste.. 4 yil 9 ay oncesi.. Kizlarin ablama yapisabilme cabalarini canli canli izlemistim, ablam operasyondayen ben de odada tv'den izliyordum. Sonra ben gittim.. Sonra ablam bi sabah 6 gibi aradi, evde herkes ayaklanmis. Kapiyi kapadim, yataga oturdum "nolduuuu" dedim. "Duygu cok mu erken orda? Bekleyemedim aradim hemen, ben hamileyim" dedi. Offf nasi bi duygu selidir o, nasi bi yogunluktur., nasi bi duygusallaiktir. Bogazim dugum dugum, gozumde yaslar, mutluluk, heyecan. Hayattaki en sevdigim insan benim ablam hamile, 9 ay sonra ben teyze. Ve ne tuhaf ki ben orada degilim:( Sonra yine bi telefon. Ikizler geliyor diyor. Kulaklarim ugulduyor, kalbim hizli hizli atiyor, midem alt ust. Sanki ben dogurcam. Nasi ya nasi ikiz yani di mi? E biliyoruz nasi ikiz olduklarini zaten bekliyorduk ama ben kesinlikle 1 olur diyordum. Sonra boyle bi yigin teleofn konusmasi. Bebekler iyiler, kalp atislari normal, bebekler buyuyor, ben kimildayamiyorum diyor ve en sonunda bebekler doguyor. Malum NY, malum Halloween partileri, 30 Ekim, Cumartesi gecesi. Hazirlandim, suslendim ama cikamadim. Surekli ablamla konusup, surekli pc basinda oturup resim bekledim. Ennnn sonunda kizlar dogdu. Ada'nin resmi geldi. "Ohmigod nasi bi bebek bu? kime benzio? bize degil? cirkin mi ne?" Ada ve Bade cirkin minik zayif bebeklerin buyudukce nasil guzellesebileceklerinin en guzel ispatlaridir ve ben bu konuda ciddiyimdir. Bu iki guzel cocuk su anda hayatimin her seyi. Beni seven kisinin hemen Ada ve Bade'yi de sevmesi gerekir. Tinie'nin bunu anlamasi uzun surmemisti, su an o da Ada Bade fanlari arasinda (kesinlikle bi zorlama yok).
Hic bir dogumgunlerini kacirmiycam demistim ama iste oldu! Bugun dogumgunleri, yarin party. Ada'nin pastasinda Flora varmis, Bade'ninkinde de Betty Boop. Sen de geliyor musun yarin? Ada'nin A'si Bade'nin B'si cikolatalardan getiricek misin dedi Ada. Bohohuhuhuuh! Sen iste ben dunyayi sana A-B yaparim hayaataaaaaaam! Ama simdlik imkanlarim evden disari cikip cikolatalari alip, guzel paket yapip gondermekle sinirli. Teyzeniz sizin icin deliriyor ve her seyden herkesden cok seviyor.

Tuesday, October 27, 2009

Visne nektarli cilingir sofrasi


Cumartesi aksami Amsterdam'da Istanbul gecesi yasayacagim. Beduk geliyor Beduk. Duymayan kalmasin. Istanbul'un gecelerini ozledim... Disari cikmadan onceki telefon trafigini, arka sokaktan bize akan o suslu guzel hanimi, ANT apartmanina gidisimizi, cay bardaginda icilen o vodka-visne karisimlarini, son dakika surulen kirmizi ojeler, bi delinin surekli arayip "yaa beni taksiyle gecerken alsaniza" demesini (yok canim yemezler.. yolumuzun ustu degilsin), "aayy ama ben spor ayakkabi giyindim, sen topuklu mu giyindin neeaaaaa?", onceden bi icseydik yaa deyip 15 dakikada 3 bira yutmayi, nereye gitsek diye saatlerce dusunup Nupera'da-360'da son bulmayi (the manager'i arayip biz 15 kisi geliyoruz girebilir miyiz acaba dememiz ayri bir olay tabii), uzun arayislardan sonra en sonunda dunyanin en iyi mohitosunu bulmayi (tekilayla ayri bi guzelmis be! hooopp) vee tabii "taksici bey saga ceker misiniz lutfen"... Ozledim huleeyyn hepsini. Daha da cok zaman olmadi halbuki .. Off benim eve gitmem lazim, cok gec oldu babam bekliyordur simdi... Offff Offff Offff... Hadi eve gidelim :) Bi grubun ortasina dalip dans etmeyi de ozledim, etraftakiler alkislasinlar filan ve ben farkina varmiym ne yaptigimin taa ki kankamin kafasinda bi sapka gorene kadar. Hayattaki en buyuk pismanligim o an bi foto cekmeyisimdir... Ki bakti bana o "cek hadi" dedi gozleriyle ve benim elim gitmedi cantama. Son durakta barmenden sadece su istemem aslinda durumu acikliyor. Cemiyet gecelerinin agirligi iste n'aparsin. Sahneye cikmak, dans etmek ve dans ederken sahnede insanlari tanistirmak kolay is degil!! Cagir beni Madonna!

Sevgili Istanbul arkadaslarim. Cok ozluyorum ben hepinizi. Hayaaaat beni neden yoruyorsun diye soyleniyorum burda ve sonra dans etmeye basliyorum. O takside o gece niye bulamadik o sarkiyi yaa?
Bi Beduk'ten taaa nerelere

love is in the air





I
I am
I am in
I am in love

Saturday, October 24, 2009

Cumartesi tembelligi aldi basini gidiyor!


Son zamanlarin en bir karanlik ve tembel cumartesi gunu yasaniyor Amsterdam'da. Yagmur yagiyor mu yagmiyor mu belli degil. Hava buz gibi, ruzgarli, yapraklar ucusuyor. Batteniyemin altinda kirmizi koltugumda oturuyorum. Iyi ki bu pufu da almisiz, benim gibi rahatina duskunler icin muhtesem bir sey. Bi yandan odev yapip bi yandan baska seylere bakiyorum mesela aksam ne yesek nerde yesek gibi. Tam bir haftasonu havasi var ustumde, bi de bas agrisiyla uyanmasaydim her sey daha guzel olacakti. Excedrin canim benim sagolsun hemen yardimci oldu. Muzlu sut, waffel..tadindan yenmiyor... Fonda Adele caliyor, saat 5 ama kosede bi lamba acik.. Ortam feci cosy! :) Bi kedi eksik bu evde!!! (Annem kesinlikle "Evet kizim bu daginilikliga bu pislige gercekten bi kediniz eksik" derdi). Biliyorum benim isteyecegim en son sey bir kedi ve iste isteklerimin sonuna geldim. Galiba ben bir kedi istiyorum! Artik hayvanlari sevme zamanim geldi bence :) Ama bir turlu karar veremiyorum. Bir artilari bir eksileri dusunup duruyorum. Surda dibimde kolumun altinda bir kedi olsun istiyorum ama n'olur tuylerini dokmesin, yeni kirmizi koltuguma ve diger hic bir seye zarar vermesin, bana kizmasin kiziosa da gelip evin ortasina isemesin. Hic acimam ben de onun yuzune iserim. Ayrica evimi de kokutmasin! Soz veriyorum kendisine iyi bakicam yani susliycem filan, renkli guzel pire tasmalari alirim, guzel sepet filan, renkli bi tasima sepeti.. Nereye gideriz beraber bilmiyorum ama olsun yani bi tane bulunur.. Yeter ki kendisi mutlu olsun...Var mi boyle bir kedi???Benim kedim olmak ister mi acaba kendisi? 

Yarin Rommelmarkt'a gidiyoruz. 2. el guzel ne varsa yine toplayip gelicem ve sonra yine bi yerlere tikicam onlari. Olsun isime yaramasalarda var olduklarini, benim olduklarini  bilmek cok guzel:) Mesela kendimi durdurup daha fazla eski kose lambasi almamam lazim. Babannemin evinde bile herhalde bu kadar cok eski tarz esya yoktu. Vintage sen benim canim cigerimsin ve bu ulkede ucuz oldugun icin seni cok seviyorum! :)


Herkese iyi hafta sonlari diliyorum efendim. Umarim benimkinden daha guzelini geciriyorsunuzdur. Mesela umarim sizin havaniz daha guzeldir ama insallah yakin zamanda donarsiniz! Evet kesinlikle kiskaniyorum. Atki,eldiven ve bere sezonunu Ekim ayi itibariyle acmis olmam gercekten hic hos degil. Hele bi de en erken Nisan ayina kadar onlarla yasayacagimi bilmem beni gercekten hic mutlu etmiyor. 

N'apsam gidip kedi mi baksam acaba ben?

Friday, October 23, 2009

Sevgili gunluk ;


Eskiden cok eskiden, hemen hemen 4 sene oncesine kadar deliler gibi gunluk yazardim.Yaklasik 12 sene yazdim. Odamda dolabimin ustunde kocaman bir koli duruyor ve ici gunluklerimle dolu. Koli bantiyla iyice bantlamistim NY'a gitmeden once ve defalarca "Bu koli acilmayacak" diye herkese tekrarlamistim. Gunlugumu nerelere saklamadim ki.. Saklayacak yer kalmadigi zamanlar olmustu, cantamin icinde her yere tasiyordum. Simdiki hale bak bi de! Yaziyorum ve okuyun diyorum. Gelin gelin daha cok gelin, okundukca guzellesir bu blog diyorum. Hahahah demedim daha bunu ama yakinda derim. En basta teyzem olmak uzere gunluklere sahip cikip okumak isteyen cok insan var. Ablam da  istekli gozukuyor ama bence o zaten coktaaaan okudu hepsini. Okumadiysa da zaten hepsini biliyor :) Bazen ben bile baktigimda sIkIliyorum ve okuyamiyorum. Yani A4 boyutunda sayfalar, bir insan 3 sayfa sadece lise askindan bahseder mi? Ben bahsetmisim. Cok komik bisi vardi. Ablam dogumgununu kutluyormus ve beni cagirmamis, yani kardesini davet etmiyor. Kardesim aslinda di mi davete ne gerek var! Yani olay beni istememeleri. Sayfalarca bundan bahsetmisim, ne kadar uzuldugumu-kirildigimi yazmisim. Hic umursamaz tavirlar yapmisim ama bogazim dugumlenmis aslinda. Valla boyle yazmisim! Ve en son bombayi patlatmisim. Neyse demisim seneye herhalde beni de cagirir ben buyumus olurum ve iste o zaman ne giyinecegimi biliyorum diyip kafamdaki kreasyonu yazmisim!! Yorumsuz birakiyorum sonunu :)) Ilk gunluk yazdigim zamanlarda hep madde madde alt alta yazmisim. "Uyandim, Ferhunde Hanimlar izledim, okula gittim, okuldan geldim Idil'i sevmeye gittim. Aksam Chucky izledim cok korktum. Bu kadar. Hadi iyi geceler." Mutlaka "bu kadar" yazmisim hep, olur da yazik gunluk devami var sanmasin beklemesin diye herhalde. Gunluge bakarsan ben robot gibi yasamisim :)
Artik utanma kalmadi sekerim bu devirde! Yaziyorsun, yayinliyorsun.. Uyduruk kilitlerle, yataklarin altinda, kazaklarin aralarina saklamiyorsun! O kilitlerde bi siyah tel tokaya bakardi di mi? Ama onemli olan kilit degil, guvenlik degil onemli olan tavir! :) Ben gercekten hic bir zaman "Ya bir gun birisi okursa" diye dusunmemistim. O yuzden de iste tum salakligimla, safligimla, gercek duygularimla ve aciklikla yazmistim her seyi. Simdi de o yuzden galiba sakliyorum, okutmuyorum kimseye :))) Simdi artik birilerinin okudugunu bilerek yaziyorum, unutmaya calisiyorum ama yine de arada yagcilik filan yaparsam sasirmayin yani :)


Bugun uyandim, ders calistim, oglen corba ictim, babamla konustum, ise gittim, kale'ye gittim, eve geldim. seni yazdim gunluk, simdi uyuycam. bu kadar.

Thursday, October 22, 2009

Let me check my agenda!!

View Blog deyip dunden beri kac defa baktim acaba bloguma? Ne sen sor ne ben soyliyim. Dun butun aksam bu resimlerle filan ugrastik T'le birlikte. Guzel oldu ama di mi:) E benim ne yapmam gerekiyordu? Ders calismam gerekiyordu. Guyya adamlar 1 hafta tatil verdiler ki ders calisalim, iyi notlar alalim diye... Ben yine her seyi son dakikaya birakiyorum galiba. Kitabi gozumun onune koydum ki son dakikayla bu isin cozumlenmeyecegini gozlerimle goreyim:)) 600 sayfa filan, kabaca. 28 yasinda okula geri donersen boyle oluyor iste sekerim. Ders calismayi unutmusum, not almak, organize olmak, sistemini bilmek.. Cook coook uzak seyler bana su anda. Hissediyorum yakinlasiyorum. Mavi hissediyorum:)) Her ogrenci veya daha dogrusu her dutch gibi diyelim ben de kendime bi ajanda aldim. Burda feci gorulen bir sey. Herkesin cantasinda bi ajanda surekli bi goz gezdirmeler, surekli bi not almalar, randevulari yazmalar filan. Hadi su gun goruselim desen hemen herkes ajandalara saldiriyor, bakiyor, goz gezdiriyor, olmaz diyor veya olur diyor 15 hafta sonrasina randevu veriyor. Ayhhh bi defol git yani :)) Okul baslarken ben de ozenerek bezenerek cok sade ama tabii ki pembe bi ajanda aldim kendime. Yanlis giden bir sey var ama bende. Neden? Cunku ben genellikle olaylar olup bittikten sonra yaziyorum ajandama. Hmmm dur bakiyim ben carsamba naapmistim? Hangi gun calismistim acaba? Pzt gunu kactaydi dersim? filan diye gidiyor olay. Yanlis di mi? Hafiza calistirmaya yariyor benimki daha cok :) Gercekten hep cok ozendim cok istedim... karalanmis kirlenmis, kullanilmaktan mahvolmus bir ajandam olsun istedim.. Olamayooor! Aa tabii bi de dogumgunleri yazili ajandamda. Onlari da genellikle gectikten sonra goruyorum. Benim sevdiklerimin dogum gunleri kalbimde yazili canim!!! :) Cantamda ajanda var mi var! Pembe mi pembe! Konu kapanmistir :)
 
view sourceprint? 01 09 10