Wednesday, November 4, 2009

Sabah sekerleri

Tembellik halim resmi olarak 3. haftasinin icinde. Saat 11'lerde uyanmalar (her LERli cumlede Melek Yargici hatirliyorum. Git defol hafizamdan yaaa), koltukta kendimi bir yandan obur yana atmalar, kitaplarla goz kesismeler, ayh yok saat 2 olsun oyle baslarim demeler, ne yesem ne yesem ne icsem ne icsem diye sizlanmalar, aaoaoayayh tinie gelcek pijamami cikariyimlar, hadi bi bolum daha "canim ailem" patlatiyim demeler... hepsi son bulmakta! bugun de boyle bir hatirlatma gunu. 7'de uyandim. E 3 haftada havalar degismis, sabah hava buz buz buz.. Sonra saat 7'de hava daha karanlik, lamba yaktik resmen. Ben cidden 2,5 haftadir bir kis uykusundaymisim ve bir uyandim ay neler neler olmus!Bugun degisiklik yapip kendime evden cikmak icin 1,5 saat verdim. Normalde 40-45 dakikadir. Mucize bu.. Ve ise yaradi! Relax bi sekilde dusumu alabildim, hazirlanabildim, kahvalti meyve suyu ve Tinie'ye iyi davranabildim. Gectigimiz haftalarda boyle ufak bir kriz yasanmisti. Sabahlari benim ne kadar aksi-lanet-suratsiz-mutsuz ve tamamiyle igrenc bir insan olusum ustune. Saat 9'dan erkense bulasma bana, opme beni bak ben hala uyuyorum o anlarda rahat birak beni demistim. Tabii sonra cok uzuldum. Ama cidden o saatte benim gozum daha aynada kendimi zor goruyor.. Bi de etrafimda tum iyiligiyle dolasan "tost mu istersin? yanina sandvic almak ister misin? peki neli olsun? bak bu bu bu bu bu peynirlerimiz var!! cay mi meyve suyu mu? aksama napalim" diye dolanan biri olunca ve o kisi tamamiyle morning person olunca olmuooooooo! Ne aksami ben daha sabahi atlatamadim diyorum. Bu durumun tam tersi de aksamlari yasaniyor. Ben enerjiyle doluyorum, saat 12'de "hadi hangi filmi izleyelim"" diyorum. Saat 11 gibi uyumaya aliskin olan ve has-halis cok gercek dutch olan sevgilim icin saatin 12 oldugunu gorebilmesi bile tabii bir mucize. 1 senelik bir egitimin sonucu bu. Simdi ben de kendimi "sabahlarin nesesi duygu abla" olmak icin egitiyorum. Cunku sonra uzuluyorum yaptiklarim icin. Yani bugun boyle biraz guzel basladi. Dunyanin en anlasilmaz adamiyla gorusmem vardi. Cok cok iyi gecti. Saat 2'de yine ayni kisi farkli konu. Iste o geriyor... Geriiimmm geriimmm geriyor. 3'de bu donemin sooooon sinavi ve sonra Duygu pazartesiye kadar BOOOOOS. Ama bu sefer kafasi da bos.. Etrafta kitaplar filan yok, evde durup ders calismam lazimlar yok ve power pointler de yok gitsinler bi sure uzaklassinlar, cok yordular caaaanim bilgisayarimi.. Carsamba'dan hafta sonu heyecani yasiyorum. Cumartesi Cerenimom geliyor. Heyecan heyecan heyecan... Evi toplamayacagim, temizlemeyecegim cunku kendisi yapacakmis:) 1 gunumu evine ayiririm n'olcak canim diyor.. E bence de yani :)

Ve Duygu kutuphaneye dogru ilerler... Sicak bir kosede Verhaar'a siginir...

3 comments:

Gulsah said...

Erkekler sabahları neşeli oluyorlar.Kadınlar suratsız.Bunun bilimsel bir açıklaması kesin vardır.

Eliza Doolittle said...

Gulsah, bizim evde tam tersi valla :) Ben tam heyohey sabah insani, aksama gelince tavuk! Higgins de sabah kalkmak bilmez, aksam yatmak bilmez!

Duygu said...

Saat 5 ve cok uykum var! Deger mi sabah attigim 2 gulucuk icin 1 saat az uyumaya derrrrrrmisim :))) Yok artik hem sabah hem aksam iyi bir insan olacagim. 2009 kasim resolution budur! :)

 
view sourceprint? 01 09 10