Monday, November 16, 2009

Uyan ben geldim!


Yikilmadim ayaktayim sadece cok yogundum! Misafirlerime oyle bir konsantre oldum ki... mailmis, blogmus, derslermis, facebookmus yani yeri geldi bilgisayarimi acmadigim, yemeyi icmeyi unuttugum gunler oldu! Yalaaaaann bu kisim cooook yalan. Cilginlar gibi yedik ve ictik. Yemekler sonrasi gulme krizleri filan.. Planli olmamali ama.. yoksa olmuyor! :)
Tabii turist misafirler olunca arada ben de Amsterdam'in turistik aktivitelerinden payimi aldim. Amsterdam Dungeon Museum gibi. C "ben gitmem aman sevmem hoslanmam korkarim" diyince ben "aaa ben gelirim neymis bakalim, ben hic korkmam" dedim. T'yle birlikte buyuk eglence hayalleriyle daldik iceri. Para vermeyip promosyon biletlerle girdigimiz icin sansliyiz cunku gercekten verdigim paraya cok acirdim. Boyle bir basitlik, rezillik rusvalik olamaz. Bir hikaye var ve onun uzerinden iste gruplar halinde geziliyor icerde. Bir ara oyle bunaldim oyle yoruldum ki yeni bi odaya girdigimizde direk gectim oturdum bi sandalyeye. Mahkemeymis megerse orasi tepede de iste siyahlar icinde guyya korkunc gozuken yargic. Bi bagirdi " kalk ordan! kim sana otur dedi?" filan diye.Ilerleyen dakikalarda onumdeki siskonun arkasina saklanip oturdum ben yine:) Rollercoaster'a bindik en sonunda. Onceki tecrubelerimden dolayi ben hemen 2. siraya oturdum. o iki saniye icinde T'yle ofladik pufladik. En one oturabilirdik esas orasi eglenceli, yok ben fena oluyorm onde dayanamam filan diye biz konusurken bir baktik inmisiz bile aletten. 5dk. surmus olamaz. 2,5-3 dk ancak. Ve inanilmaz yavaaas. "hah bak simdi hizlanacak" herhalde filan diyorduk ki durduk ve yandan bi kadin kafasini cikarip BOOOOO yapti. Ben de kadina "Noluyor be napiyorsun" gibilerinden bi bakis attim. Bot turlarin en kotu Amsterdam experience oldugunu soylerdim ama beterin beteri varmis. Gitmeyin gondermeyin. giderseniz de bizim gibi etraftaki insanlari  korkutup eglenin. T ve ben kendimizi tutamayip boyle cocukca seyler yapip eglendik. Ilk giriste cekilen komik foto da hatira kaldi. Bakip bakip guluyorum. 
Bol gulmeli, eglenmeli, alkollu, geyikli ve zaman zaman ev halli bir hafta gecirdik. Cok guzeldi. Simdi ev boyle yine sessiz, hava yine karanlik ve cok soguk. Icimi isitan, bi anda kocaman gulumseten tek sey x-mas tatilindeki Istanbul gunlerim. Oyle corba bir plan oldu ki... Bol bol havaalanina gidip gelmeli bir tatil olacak sanirim. Tinie ve ben bambaska tarihlerde gidip geliyoruz sirf benim "2 gun 2 gundur.. sen git ben arkandan gelirim" dedigim icin :) Simdiden hayallerdeyim... Bu sefer kimlerle daha cok gorusecegim, neler yapacagim filan hepsi boyle satir satir geciyor aklimdan. Ada ve Bade'yi bir kac gun okula gondermemek de planlarim arasinda. 
Daldan dala atliyorum. Gecen Munt'de sinemaya mi girsek yoksa persembe aksaminin acik dukkanlarini mi gezsek derken bir anda ortalik kaynadi, ambulanslar, itfaiyeler filan. Hooop hemen daldim olaya. Kadinin biri ciril ciplak atlamis suyun icine. Tezahuratlar, cigliklar filan.. Dondum kaldim. Kadin oyle guzel duruyordu ki... Dalip cikiyor, dumduz duruyor suda... O buz gibi havada buz gibi suyun icinde kadin nasi mutlu huzulru duruyordu.. boyle fransiz kisa film izliyor gibiydik. Simit attilar kadini yakaladilar, kadin direniyor cikmiyor. Cirkin bir sekilde kadini yaka paca cikardilar sudan. Memeleri botun yanina takildi, kafasi ezildi... Benim "ayy ayyy ayyyyyyy " cigliklarim izledigim o kisa filmi bi anda bozdu tabii. Ve Tinie'nin uzaktan bana sinirle bakan gozleri. Hic merak etmemis, polisin isini engelliyormusum ayrica ben. Yani Tinie hic aklin kesiyor mu benim oradan o olayi ogrenmeyip gormeyi gecip gidecegimi? :) Kadin olmek mi istiyordu napiyordu bilemedik, bilemeyecegiz de hic bir yerde haberi cikmadi. 

Okulda yeni bir doneme basladim. Ilk donem sonuclarim fena degil. Yeni donem entrikalarla basladi. Gruplar, insanlarin ilk donem performanslarina gore gruplandirilmalari filan falan derken bir baktim ben en boktan sondan ikinci gruptayim. Nasil bir hayal kirikligi moral bozuklugu... Otur agla yani! Valla billa hak etmiyordum ben o grubu. Gidip yeni koc'a farkli bir yonden vurdum. Dedim bu gruptakilerle ben calistim daha once, yani ikinci kere olmasin. Eski koc yapti dedi. Sen misin onu diyen. Gittim daldim adamin odasina... Dedim bu neeeeeeee? asagiladin beni dedim, hakaret edilmis gibiyim! Abarttikca abarttim. Cevap ne peki? Sinifta az yabanci ogrenci oldugu icin dengeliyorlar ve o grupta da bir yabanci olmaliymis, ben oraya dusmusum. Evet derecesi cok dusukmus ama ben iyiymisim kendimi daha da iyi gosterirmisim. Ay kim istiyor ya senin dediklerini. Degismez, degisemez, nothing personal honey! dedi ve yolladi beni. Aksama bir mesaj! En tepedeki en geek'lerin oldugu gruba gecmisim! hahahahaha al basina bela! Soyle nolurdu ortalara bir yerlere yerlesseydim. Basimizda bir Dutch kiz var. Ciddiyim kizdan korkuyorum! Tirnaklari, ojeleri ve vucut ebatlari buna yeterli.  Onumuzdeki 7 hafta bana kolay gelsin! Mictigimin resmidir. Kampta gibiyiz. Bir toplantilar yapiyoruz... Of offf... Sirket filan yonetiyoruz sanirsiniz. Meger biz eski grup ne cok eglenmisiz ve yine de iyi is cikarmisiz. Bu kiz bir collaboration aggrement yapmis. Hedefimiz 8 almak diyor. Asagisini grup olarak kabul edemeyiz diyor. hahahah ben ederim valla. Hic ben boyle cok hirsli bir insan olmadim, olamadim. Iyi mi kotu mu bilemedim simdi.
Bu donemin bir guzel tarafi farkli bir proje uzerinde calisacak olmamiz. Olay Research. Konu Africa Unsinged. Bizim ulke Senegal. Hedef kitleler, marketing planlar, anketler, grafikler bu donem baslica ugrasacagim seyler. SPSS diye bir program var ki allah allah tadindan yenmiyor, yanina yaklasilmiyor. Boyle karmasik pc programlarini hic sevmem ama bunu sevmek zorundayim. Yalniz daha ilk derste oyle hatalar yaptim ki adam gelip nerde ne yaptigimi anlayamadi, programi bastan baslat sen en iyisi dedi. 
Gecen hafta sinif ici bir rekora imza attim. 2 saat bosluk olunca kendimi merkeze atip o magaza senin bu magaza benim dolastim. Diana da yanimda tabii ki... Ders programini ondan kopyalamistim. 13:45'de baslayan derse kostura kostura yetistik, 13:50de siniftaydik. Niyeyse herkes bize bir tuhaf bakti, hocanin agzina bisiler geldi ama cikamadi filan."Ya sabir" yapti resmen adam. Ben de oturup kendimi derse verince "yaw 5 dakikada bunlar nasi boyle ilerlemisler" dedim. Sonra 10 dk. gecmeden ders bitti!!!!!! Megerse ders 13:15'de baslamis!  Biz de ciddiyetsiz, ukala, simarik 2 kiz olmusuz, yarim saat once baslayan derse buyuk bir rahatlikla girmisiz! Simdi ilk posta donuyoruz! Duyguuuuuu kendi planini kendin yap, ajandani kullan! Hadi guzelim hadi!


Africa Unsigned olayini merak edenler icin.. Buyrun gelin buradan bakin...


6 comments:

Flying Dutchman said...

Hollanda'da ikamet eden bir blogger daha
Atalım ziyaret listesine efendim...Takip etmeye çalışacağız

Duygu said...

:) beklerim

Gülşah said...

Aha,Derse yetişme(!) hikayeniz skeç gibi:)Rahat ol bcm.Bir okul btirdin,bunu bitirmesen ne olur.Keyfine bak..Ahh. çok mu gevşek bir öğüt oldu.

Duygu said...

odev yapmaktan valla hasta oldum:P butun gun yattim. simdi bu ogudu gorunce "salla hakkatten duygu yaaa" dedim :)

isil said...

hahah Duygucum bir ortak yönümüz daha :) isletme mezunu olan bende ayni senin su anki projelerini okuldayken sömürmüstüm. Bahsedeyim istedim :)

Dudu said...

Isil;
Hahahha daha daha ne ortakliklar var acaba? :))

 
view sourceprint? 01 09 10