Wednesday, March 31, 2010

Gunah cikarma

Igrenc bir insanim! Hem de oyle boyle degil. 1 ayi askin suredir yaptigim guzelim dietime bir aksamda nasil kiyabildim hala bilmiyorum. Cok mu actim yoksa cok mu tak etmisti acaba? Hani artik saglikli beslenme yolundaydim, hani o butun pis yagli seyler midemi bulandiriyordu? Disarda yemek yemeyi kendime yasaklamam gerekiyor. Ozunde evet yine ana yemek olarak balik secmistim ama oncesi? Maydanoz diye bir Turk restaurantina gittik dun aksam. Bir kac hafta once gittigimiz ve kabusumuz olan Kilim'den sonra ilac gibi geldi. Kilim'de meze olarak ton balik salata veriyorlardi yaa saka gibi. O dusuk kaliteye ve servis kotulugune o mekan hala nasil ayakta anlamadim. Maydanoz'a kesinlikle bir daha giderim ama bu sefer haddimi bilip balik-salata olayina dalarim. Biz sadece ufak bir meze ismarlamisken evden de bir humus ismarlaninca oh my god dedim yani i'm meant to eat this. Yani ikram bu zaten geri ceviremezsin, ayip denen bir sey var. Bir kere de bir Yunan restaurantinda ikrami geri cevirememistim. Sahibi Buyuk Ada'dan Ermeni idi filan boyle hos sohbet azcik ve adam torpilli Metaxa ikram etmisti. Hayatim da icmemisim ama halam cok severdi ordan biliyordum. Tinus koklayip direk yerine koymustu ve ben "olmaz ama cok ayip yaa kaba misin nesin ikram bu" deyip dikmistim kafaya. Kisti ve ben sokakta montumu cikarmak istemistim yani oyle bir yanmistim. Oncesinde huplenen raki ve sarabin da etkisiyle duvara carparak yataga gumlemisim. Diyenlerin yalancisiyim. Neyse simdi benim humus kadar dayanamadigim hic bir sey yoktur ve hic acimam dilim dilim ekmekleri bana bana yerim. Yedim de zaten. Salata filan yiyip yine kendimi iyi hissettirmeye calisirken bu sefer sinemada bir bubi tuzagi daha cikti karsima. Evden cikmadan once agzim acik Magnum Gold reklami izlemistim. Reklamin guzelligi bir yana dondurmanin da goruntusu filan aaa demistim denemek gerek. Off yaa bi baktim bufede satiliyor. Dedim noo way yaaaa I'm sooo really meant to eat this yani sadece 2 saat once izleyip imrenmisim. Onu da yedim. Ben dondurma yersem Tinus bakarsa olmaz ona da misir alayim derken dondurma sonrasi benim elim surekli yan taraftan avuc avuc sweet popcorn topluyordu. Misir ve cekirdek yemedeki hizima inanamazsiniz ve kimse de benimle yarisamaz. Bu kadar da iddialiyimdir. Sanki cok matah bir sey degil mi? Olsun iste o da bir marifet. 
Uzun zamandir gobegimin iceri kacmisligina kocaman gulumsemeyle bakan ben aksam eve geldigimdeki halime bakmak bile istemedim. Bu sabah da tartilmadim zaten. Gunah cikariyorum, meyve filan takiliyorum yanimda kocaman damacana su sisemle. Sevgili vucudum cok pismanim lutfen beni bagisla ve nolur dun aksamki her seyi unut, hic birini depolama. Ozellikle de ekmek kismini. Ben de insanim hem de Turk'um ve ekmek yemeye bayilirim. Sev beni noooooooooooolur!

Feist - 1234

Tuesday, March 30, 2010

Fcuk Finance

Gecen yillarda sadece 1 ile 3 ogrencinin gectigi bir international finance management dersinden benim de gecmem hem mucize hem de sinif arkadaslarimi yari yolda birakmak olurdu. Sinav boyunca esneyenler, gerinenler, "balance sheet ne ya? cash flow forecast nasildi? ratio formulu var evet ama ooooff asset? current asset? heaa current ass houhahhpah" ve  "biri ciksa da ben de ciksam" diyenler. Biri cikti ve ben de arkasindan firladim. Sonra kapida digerlerini karsilayip hvuhiuhiuhiu resit resit cigliklari attik. Off Haziran'in ilik gunlerinde bu sinava calismak ve bu sefer gecmek zorunda olmak aci bir gercek ama iste resit ve su ana kadarki sinavlari pek pek iyi gecmis olmak beni rahatlatiyor. 
Havalar iyiye gidecegine kotuye gidiyor. Haftasonu berbat bir havayla eve tikilip, cuma aksami bir partide cilgin icilen ickilerin hangover'ligini dibine kadar tecrube ederek, cumartesinin yayikligini ve pzr'in pc basinda baska bir sinav icin software calisarak gecirdim. Tinus buyuk isler pesinde. Art yapiyor kocam :D Evimizin duvarina binbir art yapip, benim resimlerimi cizerken ben de surekli onu rahatsiz edip "lutfen sacimin surasini, cenemin burasini, yanagimin kenarini degistir yoksa hayatta asamam bunu duvara" demelerimle ve az bucuk degisikliklerle nerdeyse bitirmek uzere. Cok heyecanli, cok guzel  ve rengarenk bir illustrasyon  yapiyor. Kanvas'a bastirip duvara boylu boyunca asinca "ahhh askk sen neler yaptiriyorsun" diyecegiz. Art yapmaya doyamiyor ve bana dogumgunusu davetiyesi de yapti. Dislerimde teller, onumde Pepsi-Fanta siseleri, kekler kurabiyelerle dolu bir resim kullanmak benim fikrimdi :) Annem acaba bana pasta da yapar mi? Uzerinde soyle gosterisli 29 mum :) 
Oyle salak bir hava var ki... Tam boyle finans'da toslayip, eve gelip brokoli yiyip ve uzerine bir de blog patlatip sonra boyle tv karsisinda miril miril sicak sicak uyumalik. Ah bir de aksama Alice izlemelik, finally di mi?
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa ben giderim ya gozler kapaniyor...

Saturday, March 27, 2010

Earth Hour 2010

Kuresel isinmaya dikkat cekmek, sembolik olarak destek vermek icin bugun 27 Mart'da yerel saatle 20:30'da 1 saat boyunca butun isiklari kapatacagiz.Hadi sen de yap, sen de tepkini goster! 

Friday, March 26, 2010

Blonde bi moment

me:  e sen de evrene mesaj gonder benim icin
dudu:  evren kim
me:  ahahahha
universe deli!!!
dudu:  : ))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))
me:  : ))))))))))))))))))))))
dudu:  hahahahhahahaahha
me:  bilerek mi yaptin
blonde bi moment miydi
dudu:  cidden msj yolliycam sandim
me:  ahahahhahahahahaha
dudu:  dedim nasi ki kimdi ki o dirum
me:  : ))))))))))))))))))))))))))))
dudu:  hahahahahhahahahaha
yaa bu ara oyle cok isim gecio ki
bi an
ee evren kimdi simdi bu hikayede oldum
: )))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))
me:  : )))))))))

Thursday, March 25, 2010

KeK

Keyfim yerinde. Hem de oyle boyle degil, yerinde derken aslinda yerinde duramiyor boyle zip zip zipliyor. Cemre dustu mu yoksa havaya daha fazla dayanamayanlar tarafindan celme takilip dusuruldu mu bilemem ama olanlar oldu! Havalar isindi. 16-18 arasi son bir kac gundur. Gunese muhtac Avrupa insani terlikleri ayaga gecirdi, kalin paltolari dolaplara kaldirdilar. Hic asagi kalmam. Henuz terlik kismina gecmediysem de incecik montlarimi ben de cikardim ortaliga.
Hafta sonu film festivali panigi, kosturmacasi ve yogunlugu derken "of cok yorulduk ama degdi" dedik. Studio K ve ev arasi mekik dokuyup, ev'e sadece uyumaya gelen ben, tabii ki butun deadline ve sinavlara gozumu yumdum. Pazartesi itibariyle yuzlestim, gece gunduz demedim oturdum calistim ve sucluluk duygumdan kurtuldum. Sali gunu finans sinavim var. Cidden bir sey anlamiyorum, cidden ne yapacagim bilmiyorum. HEEEEEELPPPP!

 

Kek yapma hastaligina yakalandim. Sicccacik bir kek daha kaliptan cikmak icin bekliyor mutfakta. Kendisi elmali, havuclu, kayisili, cevizli ve tarcinli. Deneysel bir calisma oldu. Tekrarliyorum; Yemek yapmak out, kek yapmak in :) Tarif, tarif, tarif yeni tarifler istiyorum. Bu arada ben hala diet miyet, kilo verme hallerindeyim. Pek de iyi gidiyor, cok mutluyum. Hollanda'da aldigim butun kilolari kendilerine geri iade ediyorum ve keklerin sadece goruntusuyle karnimi doyuruyorum.Ama maalesef en sevdigim sey olan kek harcini kaptan yalamayi henuz birakamadim. Azzzciikk azzzccikkk yaa bisi olmaz bence. 
Bahar geldi hos geldi, cok seviyorum kendisini. Ama hep ne derim? Tabii ki Tinus'u daha cok seviyorum!

Tuesday, March 16, 2010

Broken Educated Bones?!?!!?

Yazmazsam icimde patlardi. Demin Daygi'ya anlatiyordum hadi dedim blog'uma da  anlatayim.
Lovely Bones izledik biz gecen gun. Daha filmin adini hatirlarken bile zorluk cektim demin ben ona Broken Bones dedim. Kemikleri kirilasica Peter Jackson. Evet filme herhalde uyutur bu beni diyerek gittim ama bi anda acilip gozlerimi kirpmadan izledim cunkuuuu evet hikaye guzel filan da yavrucum amma klise yuklemissin, amma bogdun sen bizi. Ey okuyucu simdi bak spoiler filan atabilirim ortaya yani izlerim ben bu filmi olurum meraktan diyorsan hadi kapat okuma artik. Bak bak okuyor hala, merakli Melahat seni! Neyse bu Salmon girl olduruluyor tamam mi ve arada kaliveriyor Araf dedigimiz yerde. Taksim'de bir Araf vardir zamaninda gidip 1-2 tepinmisimdir o tamamen alakasizdir. Simdi tamam heyecanli hikaye filan da yani ne o Araf sahneleri, cennet sahneleri. Ayh baska seylerle gel benim karsima ya, yeter ben gordum o cenneti daha once, What Dreams May Come mi ne oyle bisi izlemistim. E hic birimiz gormedik cenneti, uc hadi ucabildigin kadar. Bambaska seyler goster cunku ben daraldim hep ayni cennetten. Bi de yani cidden oyleyse artik soru isaretleri var kafamda. Emin degilim gercekten cennete gitmek istedigimden. Peki o her gun kosan kendini atletik sanan koca popolu ablanin hali neydi (o kadar kosuyor o popo ne hala oyle btw?), tahtalarin altindan cinayet ipuclari filan. Aaaaaaaaaaaaaaaaa yapma Allah askina. Ben ki aglagimdir, yani skala afeci dusuk ve sen beni aglatamadin. Allah her seyin cezasini verir siz hic merak etmeyin temali bir film olmus. Tabii bi de cikinca "Valla Allah kimsenin basina vermesin" dedik o ayri. Susan Sarandon'in anane halleri cok keyifliydi, Imogen Heap sarkilari da iste filmi kurtardi sayilir. Sıkıcı bir pazar gunu oturun izleyin ev'de. Tımammmm mııııı?



Daha daha once de "An Education" izledik bak onu da yazmazsam icimde patlar. Azcik buzcuk sinema bilgimle, izlemisligimle gayet halk halimle yaziyorum yanlis anlasilmasin:) Bu film de adi ustunde bence bir egitim filmi. Azgin Brit kizlarimiza ders olacak, dunyadaki diger kizlara da "kizim sana soyluyorum gelinim sen anla" diyor bence. Yani filmdeki o hos Brit aksan, guzel Ingiltere goruntuleri, renkler, elbiseler olmasa hakikaten al Turk filmi diye izle. Kiz birazdan cebinden mendil cikaracak, oksurecek ve a ha kan gelecek diye bekledim. Utanmasam diyecegim ki Girgiriye'den araklamislar, aile kizini hemen zengin adama yamiyor ve fakir gururlu genci disliyor filan. Ah benim Baryam'a da aynisi olmamis miydi? Neys yani iste gunun birinde olur da bir kizim olursa boyle ergen hallerinde oturtur izletirim ben bu filmi, bak derim goruyor musun? elalemin basina neler geliyor. Aklini basina devsir de otur derslerini calis. Calismaktan fayda var sana, sokakta fellik fellik gezerek okullar bitmiyor. Sen derim bunlara ozenme, bak yasanmisi var neler oluyor. Okullarda zorunlu film olmali bu. Bu film Oscar filan alsaydi ben seneye Yaprak Dokumu'nu gonderirdim Oscar'a. Alt ust eder donerdi herhalde. Bu arada bas roldeki kiz bambaska bir guzel o ayri. Boyle bir Audrey havalari filan guzeldi yani. Hadi bunu da o sıkıcı pazar gununun aksaminda izleyin. Tımaaammmm mııııııı? 


Thursday, March 11, 2010

Amsterdam Turkish Film Festival

Hollanda'da yasayan ve "Recep Ivedik filan istemem oyyhkkkk iiiuuuuuwwwww Isteriz isteriz kaliteli Turk filmleri izlemek isteriz" diye haykiranlari onumuzdeki hafta Amsterdam 'da Studio K'de baslayacak olan 1st. Amsterdam Turkish Film Festival'den haberdar etmeyi borc bilirim.19-20-21 Mart'i ajandaniza eger yoksa akliniza o da yoksa mutlaka var olan kalbinize kaydedin. Festival programi da iste BURADA. 

Wednesday, March 10, 2010

Nayn

Nine mi Lovely Bones mu?
Ben olum filan izlemek istemiyorum zaten hic oyle bi spiritual havada degilim. Sen de herhalde guzel kadinlar izlemeyi sorun etmezsin!!!!! Hem zaten Chicago'yu da sevmistin sen. Hadi gel, I promise you ll love it!

Saat 9'da 9 izledik. 
En bi guzel butun kadinlari almislar, ortasina da karizma ustadi Daniel'i yerlestirmisler. Kiskanclik, imrenme, hayranlik duygulariyla izledim. Chicago izledigimde de oyle olmustum, hizimi alamayip NY'da bir de Broadway'de abartip 2 defa izlemistim. Kalbimde, melodilerde, danslarda hala Chicago bir numaramdir. 



Sahneyi, oyunculugu, o yaratma surecini ne kadar ozledigimi anladim, kendimi sahneye atmazsam oliciiiiiiiimmmm galiba diye dusundum. Bi yerinden kosesinden bucagindan tutunmam gerekiyor, bunu anladim.
Guido hakikaten acinacak haldeydi ama yaa ne acimasi yahu yani onca guzel kadinin arasinda birak allaseeennn sorun sende degil canim Guido, her kim olsa sapitirdi, sen yine ucuz kurtardin demek istiyorum.
Doyamadim, gider bir kere daha izlerim ben. Muzikal sevdigimi soylemis miydim? :)


You now want the soundtrack, huh?
Ja, hoor! 

Monday, March 8, 2010

Niet Normaal

Normal ne? ve Buna kim karar veriyor?
Yani kime gore neye gore normal?
Normal olan iyiyse anormal olan cok mu kotu? Bana "Sen vallaa normal degilsin" diyen insan acaba benden daha mi normal yoksa daha mi anormal? Kim iyi kim kotu?
Meteoroloji'nin dedigi mevsim normalleri ya bana gore normal degilse?
Hep kendi yaptiklarimiz normal, baskalarininki anormal degil mi? Hic zaten normal insan da yok ortalikta, tek normal biziz.
Dogru ya da yanlis olan degil, norm'a uygun normaldir dir dir derler. 
Cogunluk kabul ederse normal oluyor yani aslinda ne kadar yanlis dogru, tartisilir.
 Niye daldim ben simdi bunlara? 
3 aydir Amsterdam'i kasip kavuran "Niet Normaal" sergisine en sonunda gidebildik. Her seyi son dakikasina birakmazsam icim hic rahat etmez. Sergi icinde yine bu ozelligime sahip ciktim, son gunu son saatlerinde gittim, son goz olayim dedim.
Bilim, dizayn, moda, saglik, guzellik faan filan her seyde hakikatan "Ohh no this is so weird, echt niet normaaal" dedirten olaylar, eserler, resimler ve videolar. 3 saatin sonunda gozumuz gonlumuz acildi, ufkumuz genisledi, bakis acilarimiz yeni acilar kazandi. 
Havalar guzellesiyor.. Bol gunesli, bol sohbetli, bol kahkahali, sifir alkollu, house warming'li, birtday'li, iste arada az sanatli bir hafta sonu gecirdim. Kanim kaynamaya basliyor, ah su bahar bi tam gelse gor bak ne hallere girecegim. Yalniz bugun bir izin verin benim azicik bir gozleri dinlendirmem gerekiyor.



Wednesday, March 3, 2010

Import Bruiden

Ithal gelin olarak Hollanda'ya gelebilmeniz, vizeye basvurabilmeniz icin bir Dutch sinav var once onu gecmek gerekiyor. Ayrica yazilacak cok uzun konular bunlar. Neysss ben o zaman sersemlemisim paniklemisim boyle ve bu sinava hazirlayan bir yerle gorusmeye gitmisim. Dandik bir yer, Ohhh Gooooddd napiyorum nerdeyim halindeyim ben. Yanimda Kars'dan gelmis, ayak bileklerinin az ustune kadar bir kot etek, renkli bisiler giyinmis, ayaginda spor ayakkabi, sose beyaz corap, kafasinda cancanli fosforlu parlak turban  herhalde 30 yaslarinda bir kadin oturuyor. Merak ediyoruz tabii.. Sen niye gidiyorsun? Nereye gidiyorsun? Anlatiyorum ben de hemen kisa oz. Ama diyor Turk degil seninki, kokuyorlar onlar hem cok da iciyorlarmis, esrar da iciyorlarmis diyor. Taniyor musun iyi, alkolik olmasin diyor, tanimadan bilmeden gitme diyor. Kafa salliyorum, merak etme sen diyorum. Bu da evlenmis bosanmis, 2 cocugu varmis. Simdi bu evlenecegi kisi koylerinden tanidikmis. Birisi tavsiye etmis, adam Rotterdam'da tershane'de calisiyormus. Kars'dan sirf bu sinava girmek ve hazirlanmak icin Istanbul'a gelmis, bi tanidiginda kaliyormus. E gorustunuz mu  hic diyorum. Yok diyor hic gorusmedik-tanismadik ama hemen hemen her aksam internetten konusuyoruz, cok seviyorum diyor her seyi yaparim o'nun icin. Hem zaten tavsiye ettiler bana o'nu, iyi bir Turk kizi ariyormus gevurla evlenmezmis diyor. Gercekten o an o'nun icin endiselenip korkmuyor musun hic? diyorum. Tanimamayi gec ama hadi ulkeyi de bilmiyorsun, dil filan diyorum. Cemkiriyor ve "Ben ne korkacaaaam sen kork esas, gevura giden sensin" diyor. Kolay gelsin diyorum insallah gecersin sinavi da gidersin. Bir kac hafta veya ay sonra bilmiyorum kursun sahibini goruyorum. Noldu hani bi kadin vardi Kars'dan , gecti mi noldu? Aaaa diyor o mu? Adam geldi Hollanda'dan, begenmedi bunu. Ben daha genc daha guzel birini istiyorum dedi ve gitti dedi. Ben o zaman gercekten uzulmustum bu kadin icin, hayalleri ve umutlari icin. Merak ettim simdi o ne yapiyor acaba? 

Televizyon izlemiyorum ama hani su kulak alissin, dili duyalim olayi var ya.. Veya iste ingilizce izleyip, dutch alt yazi gormek en azindan takip etmek. Bir kanalda 10 Minuten diye bir programa rastladim. Tiyatro oyunu gosteriyor bir yandan da Turk bir kiz dugun resimleri filan. Tabii direk ilgimi cekti. Kiz 14 yasinda evlenmis ve Hollanda'ya gelmis, tahminim Dogu'dan. Dugun resimleri var, nasil kucuk, nasil guzel. Dugunumde diyor hep oynamak istedim, kaynanam kizdi gelinler oynamaz dedi. Sonra buraya gelmis. Cok korkmus, perdeleri kapamis, evden cikamamis. Annesini aramis. Cok korkuyorum demis. Annesi de gel o zaman korkuyorsan demis. Gelemem ki sevdigim kisi burada ama mutsuzum cok demis. Arada kalmak iste bu. Ne gitsen gidebilmek ne de kalsan kalabilmek.Sonra dil ogrenmis, is bulmus ve simdi okula gidiyor, cocuk psikolojisi gibi bir sey okuyor, 2 cocugu var. Simdi kizin bunu bir anlatisi bir yumusak bir guzel Dutch konusmasi var. Hayran kaldim konusmasina, konusasim geldi off ben de artik anlama kismini gecsem de konussam dedim. Yarim yamalak anladim ve anladiklarimla bogazim dugumlendi, gozlerim doldu. Bir yandan da ara ara bu gocmen gelinlerle ilgili olan oyunu gosteriyorlar. Affeerin be kiza dedim! Nasil guzel yetistirmis kendini. Herkes keske senin gibi olsa Sahra, o zaman iste burda Turkleri asagilamazlar, yapmadigimiz pis isleri Turk'lere yaptiriyoruz onlar her isi yaparlar nasil olsa demezler. Aksam yine yayinlandi, oturdum bekledim T'ye de izlettim. Ne yas ne statu ne irk ne de cins hic fark etmeden iste yasananlar oyle benzer ki dedik...

Monday, March 1, 2010

Babam ve ben

Baska turlu bir asktir o. Ben buyuyunce hep o'nunla evlenecegimi sanirdim. Hep beni sadece beni sevsin, hep beni dinlesin, hep benimle ilgilensin isterdim. Babasina asik olan kizlarin en onde gideni, elinde bayrakla kosanlarindanimdir ama bir o kadar da babamin disiplininden, otoritesinden ve sinirinden deliler gibi korkan, odalara kapananimdir. O'nun kizacagi bir sey varsa, kizar! Siz ancak depremin etkilerini hafifletebilirsiniz, 1 kadeh raki icimi sonrasini beklemek gibi. Kalkip Amerika'ya da gitsem, evlenip Hollanda'ya da yerlessem ben hala hep babami dusunur, hala "hiyhh babam duymasin valla cok kizar" der, hala en ufak bir seyde de arayip babama dertlenirim... "Laptop'a kahve dokuldu napicaaaaiiaiiaaaiiam?" gibi. Ve hala da en az kucukken oldugum kadar asigimdir ve deliler gibi severim babami. Guven, saygi, bolca cokca sevgi ve biraz da mesafe. Cocuklarini bu kadar onemseyen, seven ve sevgisini bonkorce veren sadece bir kac baba varsa, benim babam onlardan biridir.

Bugune kadar sahip oldugum her seyi ve Dudu olmami borclu oldugum kisidir benim babam.
Dogum gunu kutlu olsun bir tanecik babamin.
Sari seni oyle cok seviyor ki....
 
view sourceprint? 01 09 10