Wednesday, March 3, 2010

Import Bruiden

Ithal gelin olarak Hollanda'ya gelebilmeniz, vizeye basvurabilmeniz icin bir Dutch sinav var once onu gecmek gerekiyor. Ayrica yazilacak cok uzun konular bunlar. Neysss ben o zaman sersemlemisim paniklemisim boyle ve bu sinava hazirlayan bir yerle gorusmeye gitmisim. Dandik bir yer, Ohhh Gooooddd napiyorum nerdeyim halindeyim ben. Yanimda Kars'dan gelmis, ayak bileklerinin az ustune kadar bir kot etek, renkli bisiler giyinmis, ayaginda spor ayakkabi, sose beyaz corap, kafasinda cancanli fosforlu parlak turban  herhalde 30 yaslarinda bir kadin oturuyor. Merak ediyoruz tabii.. Sen niye gidiyorsun? Nereye gidiyorsun? Anlatiyorum ben de hemen kisa oz. Ama diyor Turk degil seninki, kokuyorlar onlar hem cok da iciyorlarmis, esrar da iciyorlarmis diyor. Taniyor musun iyi, alkolik olmasin diyor, tanimadan bilmeden gitme diyor. Kafa salliyorum, merak etme sen diyorum. Bu da evlenmis bosanmis, 2 cocugu varmis. Simdi bu evlenecegi kisi koylerinden tanidikmis. Birisi tavsiye etmis, adam Rotterdam'da tershane'de calisiyormus. Kars'dan sirf bu sinava girmek ve hazirlanmak icin Istanbul'a gelmis, bi tanidiginda kaliyormus. E gorustunuz mu  hic diyorum. Yok diyor hic gorusmedik-tanismadik ama hemen hemen her aksam internetten konusuyoruz, cok seviyorum diyor her seyi yaparim o'nun icin. Hem zaten tavsiye ettiler bana o'nu, iyi bir Turk kizi ariyormus gevurla evlenmezmis diyor. Gercekten o an o'nun icin endiselenip korkmuyor musun hic? diyorum. Tanimamayi gec ama hadi ulkeyi de bilmiyorsun, dil filan diyorum. Cemkiriyor ve "Ben ne korkacaaaam sen kork esas, gevura giden sensin" diyor. Kolay gelsin diyorum insallah gecersin sinavi da gidersin. Bir kac hafta veya ay sonra bilmiyorum kursun sahibini goruyorum. Noldu hani bi kadin vardi Kars'dan , gecti mi noldu? Aaaa diyor o mu? Adam geldi Hollanda'dan, begenmedi bunu. Ben daha genc daha guzel birini istiyorum dedi ve gitti dedi. Ben o zaman gercekten uzulmustum bu kadin icin, hayalleri ve umutlari icin. Merak ettim simdi o ne yapiyor acaba? 

Televizyon izlemiyorum ama hani su kulak alissin, dili duyalim olayi var ya.. Veya iste ingilizce izleyip, dutch alt yazi gormek en azindan takip etmek. Bir kanalda 10 Minuten diye bir programa rastladim. Tiyatro oyunu gosteriyor bir yandan da Turk bir kiz dugun resimleri filan. Tabii direk ilgimi cekti. Kiz 14 yasinda evlenmis ve Hollanda'ya gelmis, tahminim Dogu'dan. Dugun resimleri var, nasil kucuk, nasil guzel. Dugunumde diyor hep oynamak istedim, kaynanam kizdi gelinler oynamaz dedi. Sonra buraya gelmis. Cok korkmus, perdeleri kapamis, evden cikamamis. Annesini aramis. Cok korkuyorum demis. Annesi de gel o zaman korkuyorsan demis. Gelemem ki sevdigim kisi burada ama mutsuzum cok demis. Arada kalmak iste bu. Ne gitsen gidebilmek ne de kalsan kalabilmek.Sonra dil ogrenmis, is bulmus ve simdi okula gidiyor, cocuk psikolojisi gibi bir sey okuyor, 2 cocugu var. Simdi kizin bunu bir anlatisi bir yumusak bir guzel Dutch konusmasi var. Hayran kaldim konusmasina, konusasim geldi off ben de artik anlama kismini gecsem de konussam dedim. Yarim yamalak anladim ve anladiklarimla bogazim dugumlendi, gozlerim doldu. Bir yandan da ara ara bu gocmen gelinlerle ilgili olan oyunu gosteriyorlar. Affeerin be kiza dedim! Nasil guzel yetistirmis kendini. Herkes keske senin gibi olsa Sahra, o zaman iste burda Turkleri asagilamazlar, yapmadigimiz pis isleri Turk'lere yaptiriyoruz onlar her isi yaparlar nasil olsa demezler. Aksam yine yayinlandi, oturdum bekledim T'ye de izlettim. Ne yas ne statu ne irk ne de cins hic fark etmeden iste yasananlar oyle benzer ki dedik...

9 comments:

yaban said...

Türklerin yabancılar hakkında, yabancıların Türkler hakkında, aslında herkesin başkaları hakkında ne kadar çok önyargısı var değil mi? Fakat Hollandalılarınki tecrübelerine dayanıyor, sadece tüm Türklere genellemeleri yanlış. Türk insanının önyargısı ise hurafe gibi..

Gülşah said...

İki gün üst üste "duygu" seli olmuş.Şimdi ağlattın sonra güldür bacım.

Dudu said...

Yaban, son zamanlarda on yargilara takmis haldeyim zaten:) Konus konus, kendini anlat anlat bitmiyor bu konular.

Gulsah; Gulmekten aglatirim insallah ki sana yapmadigim sey de degildir hani :)

Ayşe Şakarcan said...

İki hikaye de çok etkileyici. Yurt dışında Türk olmak, önyargıların ötesindeki seni anlatmaya çalışmak da zor gerçekten...

Dudu said...

Ayse Sekercan :)
Hic girme o konulara.. Nasil dertliyim bir bilsen, bir dokunur bin ah isitirsin :) Hikayelerim anlat anlat bitmez.

Ashley said...

Şu sınav işine gıcığım.Kendileri sallana sallana girerler ülkemize, evlilikte yaparlar ama hiç onları sınava tabi tutan yok.Benim annem 12-13 yıllık öğretmen,Almanya doğumlu ve hayatının 16 yılını orda geçirmiş ve turist olarak gitmek istediği Almanya ona vize vermedi düşnün ya.Böyle lanet bunlar,sinirim hopladı yine .Az sakinleşeyim yine gelicem dudu abla bekle

pianthus said...

Hollanda'dan önce 2 sene Almanya'da kalmıştık ve orada almanca kursuna gitmiştim. Benimle beraber kursa gelenler en az 7-8 senedir oradalardı ve hiç almanca bilmiyorlardı.
Devlet mecbur bıraktığı için kursa geliyorlardı. Eşleri bırakıyor ve gene onlar alıyordu. Kurs bitişi birazcık dolaşayım bile diyemiyorlardı. Hatta bazılarını aşağıda bile bekliyorlardı.
Köyden getirdikleri cahil kadınları orada erkekler köleleri gibi kullanıyor. Ama kadınların çoğu da bundan memnundu. "Benim ne işim var almancayla, kocam yanımda o biliyor" mantığı vardı neredeyse hepsinde.
Bazen o yüzden yabancılara hak veriyorum. Bizim insanımız kendilerini geliştirmek için birşey yapmazsa onları nasıl kabul edecekler. Hollanda hakkında çok fazla fikir yürütemiyorum ama Almanya'dakiler tamamen kendilerini soyutluyorlardı.
Almanya'daki iş yerinde tatil için Türkiye'ye gitmelerini öneriyorduk.Bir tanesi "Türkiye'de işkence var, turistleri bile hapse atıyorlar" diye düşünüyordu. Ne kadar anlatılsada anlamadı. Bir başkası da eşime "senin kaç tane hanımın var" diye sordu.
Bu önyargıları bizim yüzümüzden oluyor ve sonrada yıkamıyoruz. Keşke herkes verdiğiniz örnekteki kız gibi olsa. O zaman belki kendimizi daha iyi tanıtabiliriz.

Dudu said...

Kesinlikle katiliyorum soylediklerinize, on yargilarin bizim yuzumuzden olduguna da. Zorunlu dil derslerinin zorunlu olmasini hele sonsuz destekliyorum. Buraya gelirken ki heyecanim oydu, okul zorunlu hemen dili ogrenirim diyordum. Ilk basta o kurs icin 6 ay beklemem gerekti. Heyecanla sinifa adimimi atmamla "burdan naparim da kacarim"i dusunmem bir oldu. Sistemleri o kadar kotu ki ve bunu oradaki ogretmenler de soyluyor. Yeni baslamis ben ve 8 aydir devam kisiyle ben ayni siniftaydim. Oyle abuk bir duzen var ki. 1 hafta boyunca gittigim her gun oradan bas agrilariyla ayrilmam sonucu en sonunda gidip bidi bidi savunmami yaptim ve en sonunda muaf oldum ama tabii su anki okulumun da etkisi var. Isin komigi belki bilirsiniz, stay perit icin cilgin paralar odeniyor. Aciklamasi da bu dil kurslarinin desteklenmesi icin oldugu. Yani dil okulu hakkiniz var, bir nevi oduyorsunuz siz bu parayi. Ama aldiginiz seyin kalitesi ortada.
Of cok konustum, bu konuda da dertliyim.

Dudu said...

Ashley, katiliyorum ama bunlar boyleler. Cok zorluyorlar.

 
view sourceprint? 01 09 10