Tuesday, June 1, 2010

Hollanda Mollanda

"Hollanda Evlilik" evlenmeye karar verdikten sonraki ilk google aramamdi.Her seyden habersiz ve oyle bir bilgisizdim ki.. Evet belli bir suredir Dutch bir sevgilim vardi ama evlenmek kiiiim biz kim ve ne alaka yani deyip bir kere bile arastirmamistim. Ne-Nerde-Nasil yapilir hic bir fikrimiz olmadigi gibi danisacak kimse de yoktu. O donem tek istedigim; bir Hollandali'yla birlikte yasamak icin buraya gelmis Turk birini bulmak, her seyi sormak, danismak ve tavsiyeler almakti. "Yaaa nasil yaptiniz bana bir bastan anlatsana yani naaaaapiyim ben nerden basliyim????" demek istiyordum. Diyemedim! :) Panikledim, korktum ve o yuzden de basima abuk sabuk seyler geldi. Simdi, nadir de olsa arada bir, ordan burdan mesajlar geliyor... Birinin bir arkadasi, akrabasi, komsusu da Hollanda'ya gelmeye calisiyor ve iste akillara o zaman ben geliyorum. Yehhuuu :) Gercekten de yardim etmeye calisiyorum. Cunku; anliyorum ne durumda olduklarini. Ben de o hallerdeydim ve en ufak bir yardim icin bile heyecanlaniyordum. Hadi simdi birazcik anlatayim da herkese ayri ayri anlatmamis olayim :)

Tinus'u ziyaretlerimden birinde kalkip Sloterdijk'daki IND ofisine gittik. IND, Hollanda'daki butun gocmenlik isleriyle ilgilenen ve adini cok sik duyacaginiz bir kurum. IND'ye titreye titreye gittik. O zamana kadar yaptigim butun forum okumalarinda oyle cok hikaye okudumustum ki.. E gorulen o ki hic kimse oturum izni alamiyordu, herkes yakiniyor, herkes elestiriyordu. Kim bilir benim basima neler gelecek dedim. Gittik durumu anlattik; dedik biz seviyoruz birbirimizi, evlenmek de istiyoruz ama bir de burada yasamak istiyoruz. Ah bir de ben Turk'um. Sirin sebelek amca bize her seyi detayiyla anlatti. Sonunda da ekledi "Ben de komitedeyim. Onume sizin dosyaniz gelse hemen onaylarim". Aaaaawwwww Yerim! Anlasmali bir evlilik olmadigini gormemiz gerekiyor ve size baktigimda da guzel bir cift goruyorum  demisti. Hosumuza gitti valla tabii bunlari duymak, IND diyor bunlari hey dostum! Boru degil yani :) O zaman IND esittir God bizim icin :)
O sirin amcanin bize ilk soyledigi sey suydu ki ben de herkese soyluyorum. Eger evleneceksiniz; ya basvurudan once evlenin ya da basvurunuz sonuclandiktan sonra. Basvuru suresince evlenirseniz her sey iptal oluyor. Cunku; belgelerinizin bir gecerliligi kalmiyor. Bekar kagidinizin mesela. A bu arada nerede evlendiginizin de hic bir onemi yok.
Ilk adim, Hollanda Konsoloslugu'nda gireceginiz Dutch sinavi. Uyum sinavi deniyor. Istanbul'da Konsoloslukda UPS masasinin yaninda bir kapi vardir, heh iste o kapiyi aciyorsunuz ve kutu gibi bir odaya giriyorunuz. Gayet sakin bir ortam, elinizde telefon, karsida camin arkasinda bir kadin. Telefonun ses kalitesi berbat, boguk, kisik, ahizeyi kulaginiza gommek isteyeceksiniz. Huleeeyynn kac para veriyorum su 30 dakikacik sinava bir de su kaliteye bak yaaaa diyebilirsiniz, deyin, bir sey degismiyore :) Sinav  icin burada Selexyz'lerde satilan "Naar Nederland" hazirlik kitabi var. Kitapta 100 soru var, sinavda bunun 30 tanesi cikacak. Kitapla birlikte bir  DVD ve CD gelir. DVD'den Hollanda'yla ilgili bir film izlersiniz, sorular genellikle o filmin uzerine kuruludur. Sonra da bir guzel oturup CD'deki sorulari dinleyip, kitabin sayfalarini teker teker cevirir, cevaplari ve sorulari bir guzel ezberlersiniz. Ogrenirsiniz diyemiyorum. Dutch bilip bilmemenizle bir alakasi yok, Dutch'lar bile oradaki sorularin cogunun cevabini bilmiyor veya siz zaten bir cogunu biliyor ama dutch anlatamiyor olabilirsiniz. Birisiyle tanistiginizda ilk ne yaparsiniz? gibi abuk sorular var. "Ben direk kucagina oturur, memelerini ellerim" demek geciyor icinizden ama tipis tipis "Elini sikarim" diye cevap zorundasiniz. IND acimaz, espri de kaldirmaz. Ikinci asama da size soylenen cumleleri tekrar etmeniz. Hani kucukken boyle bir yabanci dil duyunca taklit ederdik ya.. Heh iste aynen oyle. Utanmayin, daralmayin ve duyduklarinizi catir catir agziniza geldigi gibi soyleyin. Cooook komik oluyor, ben cok utanmistim ama bakin geldim burdayim :) Yani neymis? Utanmak yok! Ucuncu asamada az bucuk ama hakikaten bucukcuk dili bilmeniz gerekiyor. En azindan sayilari, aylari, gunleri. Sali'dan sonra ne gelir? Temmuz kacinci aydir? gibi sorular. Veee son bolum. Herkes bu bolumden korkar cunku bize bir hikaye anlatin diyecekler. Kirmizi baslikli kiz filan anlatmanizi beklemiyorlar, korkmayin. Sinavdan once mumkunse Dutch bilen birini bulun. Soyleyebileceginiz en basit sekilde yazin bi 10-15 cumle. 2 dk galiba konusmaniz gereken sure. Bugun hava cok guzel, Hollanda muhtesem bir ulke, sevgilimi de cok seviyorum zaten ve 5 cocuk yapacagiz insallah, saclarim kirmizi, popom da kocaman, Hollanda'da zaten dagitacagim kendimi ot-mot parti ne varsa ben de oradayim" bile deseniz, dogru durust soyleyebildiginiz surece sorun olmuyor. Birazcik aksana, konusmaniza bakiyorlar. Ben bu ise kalkistigimda, Dutch bilgim sifirdan da beterdi. Ben o 100 soruyu ezberledim. Kelimeleri ayiramaz, yaz deseniz yazamadim ve hatta simdi sorsaniz suratiniza bon bon bakarim. Ama iste o zaman oturup ezberledim, o 2 dakikalik konusmayi da ilkokulda Subhaneke ezberledigim gibi ezberledim. Ikisini de hala unutmam, sakir sakir soylerim. Istanbul'da bu isi ticarete dokmus yerler var. Cilgin paralar aliyorlar. Ben cok panikleyip, cok korkup ve her zamanki gibi sabirsiz davranip elimi,kolumu,bacagimi Arzu Samat diye uc kagitci bir  hatuna kaptirmistim. Sakin siz benim gibi yapmayin! Sinav ucreti 350 Euro civariydi ben girdigimde ve gecemezseniz paraniz yaniyordu. Hem zaman sikintisi hem de iste parayi kaybetme, benim tipik paniklemelerimle, ben cok acele edip hata yapmistim. Sakin olun siz, valla cok zor bir sinav degil. Ihtiyaci olana ben bile yardim ederim, Hollanda'ya geldiginizde bir kahveye tav olurum.
Diyelim her sey yolunda gitti. Sinavi gectiniz. Hemen evrak toparlamaya basliyorsunuz, aslinda siz degil Hollanda'daki sevdicek topluyor butun evraklari. Maas bordrosu, yasadigi evin kagitlari, pasaport, bekar kagitlari, dogum belgeleri. Sizin icinde ikametgah, muhtarliktan alinan aile dokumu gibi bir sey, bekar kagidi gerekiyor. Bu evrak islemleri cok onemli, maas yeterliligi filan aslinda butun basvurunun gidisatini belirliyor. Cok titizliklikle, ozenle hazirlanmasi lazim. Maalesef IND'den gelecek her belge dutch olacaktir. Eger sevgilinizin de dili yoksa, bildigim kadariyla web sitesinden ingilizce formlar indirilebiliyor. Basvuruyu Hollanda'dan yapmaniz daha iyi. Cunku; TR'den teslim etmeniz, evraklarin oradan gecmesi, buraya gelmesi zaman aliyor. Sevdicek hazir kendi evraklarini hazirlarken, siz de sizinkileri gonderin ve super hizli TNT hemen IND'ye ulastirsin 1-2 gun icinde.
Simdi bundan sonrasi cok onemli. Heyecanli bekleyis. O donem cok sikici. Ne zaman evlenecegi hic belli olmayan bir gelin adayi, ne zaman gidecegi bilinmeyen gurbetci olmak gercekten stresli bir sey :) Bir yandan "Ciksa da gitsek" diyordum, bir yandan da "Cikmasa da bahanem olsa, gidemesem Tinus gelse" diyordum. Once IND, evraklariniz bize ulasti, bizden haber bekleyin der. Takip eden zamanda size ulasip, eksik evrak diyebilirler, kabul olmadi diyebilirler ya da bize dedikleri gibi "Sampanyayi hazirlayin gencler, birlesiyorsunuz" diyebilirler. (Valla boyle dediler bize:) ) Yine butun bu forumlarda yazanlar, IND'ye giden dosyanin en az 2 ayda bir sonuca varmadigi. 6 ay bekleyen de var 1 ay bekleyen de. Ya da benim gibi sadece 4-5 gun bekleyen. Bize daha su "evraklar ulasti" belgesi gelmemisti bile ve Tinus surekli arayip soruyordu. En son telefonu acan kadin "Hmmmm evet. Dosya su an en ustte duruyor, yeni gelmis ama onayi verilmis. Oturum izni cikmis, bir kac gun sonra cevap gonderilecek" dedi. Tinus arayip haberi verdiginde "Neaaaaa ben daha hazir degilim kiiiiiiiiiiiiii" demistim. Basvurdugum tarihten 3 hafta gecmisti ve benim oturum iznim pasaportuma damgalanmisti. Sonra da iste bir anda hizlanan evlenme islemleri ve Hollanda'ya gelis. Buraya ilk geldiginizde yapmaniz gerekenler zaten detayli anlatiliyor. Yabancilar polisine gitmek, IND'ye ugrayip tesekkur edip ellerini opmek gibi. INDcik orada da bir guzel soyuyor sizi, aliyor parayi ve veriyor elinize 1 yillik oturum kartinizi. 1 yilin sonunda da 4 yillik kartinizi aliyorsunuz. 5 yil bittiginde su NT2 sinavina girmekle yukumlusunuz. Buraya geldiginizde "inburgering cursus" denilen kurslara da devamliliginiz zorunlu. Seviye tespit gibi bir sinava gireceksiniz. Seviyeniz ne kadar yuksek cikarsa o kadar iyi. Universitelerde ciddi dutch derslerine bile girebilirsiniz. Ya da benim gibi seviyesiz cikip abidik gubidiklerine gitmek zorunda kalirsiniz. Tavsiyem; birazcik calisip girin buradaki dil sinavina. Bu kurslar da dandik filan ama bakmayin oyle uyduruk olduklarina, oldukca pahali ama iste gurbetci gelinlere-damatlara-gocmenlere bedava. Zaten kursun cikmasi  uzun suruyor, 6 ayda anca yazilabilmistim ben. 6 ay bekle, 2 hafta git ve kosarak kac! Olacak is degil tabii ki ama iste ben dayanamadim. Benim sansim miydi yoksa geneli mi boyledir bilemem. Sayi saymayi bilmeyen, hakikaten arizali abuk sabuk tiplerle 2 hafta ayni sinfita oturdum. Bir anda ortadan kaybolunca da tehdit mailleri aldim, devam zorunlulugu filan, adaptasyon kurslari almak zorundasin dediler. Halbuki bak ben arabadan inip bisiklete binmisim, sen daha ne bana adaptasyon diyorsun degil mi? Birak sen beni, bak ben bisiklete biniyorum hellloooooo? Baska da bir sey bekleme benden :))) Gittim ben agladim oralarda birilerine, hasta oluyorum dedim basim agriyor dayanamiyorum ben bu siniflarin derecesine dedim. Soz dedim ben kendim ogrenecegim bu dili, hem dedim ben universiteye de baslayacagim. Ve basladim, kurtuldum. Yuksek egitim gordugunuz icin o kursa gitme zorunlulugu yok, okul belgelerimi gonderip muaf kagidimi aldim, cerceveleyip astim:)
Tavsiyelerim nedir peki? Tavsiye verebilecek kadar tecrubeli degilim tabii ki ama az cok burada bir seyler yasadim, yasiyorum. Kotu zamanlar da gecirdim, iyi zamanlarda. Kendi kendime tavsiyeler verip, sakin olabildigimden beri de daha iyi zamanlar geciriyorum. Bir kere; tembellik etmeyin! Su dili ogrenin! Ogrenin ve kurtulun! Biliiyorum! Cok cirkin, cok abuk, cok kaba ama ogrenin. En azindan basic bir seyler bilin. Ben bir heves gelir gelmez hemen dil kursuna yazilmistim fakat motivasyon eksikligi, ilk gunler sersemligi ve gayet old school olan yasli hocam sayesinde ipin ucunu kacirmis, Tinus'a odev yaptirip hic de bir sey ogrenememistim. Dili bildiginiz kadar bu toplumda kabul goruyorsunuz. Yoksa sadece bir yere kadar herkes sizinle ingilizce konusacak ve sonra direk dutch'a cevirecekler. Genci, yaslisi bakmaz bu. Hem okul hem de sosyal cevremde, cok genc bir grubun icindeyim ama cok kez de dil sorunu yasayip, aglaya aglaya eve geldigimi bilirim. Acik acik yuzume de soylenmistir zaten, dili ogren artik diye! Cok tartistim, cok konustum, cok uzuldum ama iste o bir donem oyle cok inatciydim, inatla ogrenmiyordum. Kirdim o inati, simdi ogreniyorum. Valla cok da egleniyorum ve eglendiriyorum. "Evinde, elinde her dakika pratik yapip ogrenebilecegin biri var, faydalansana" diyenlere de oyle sanki git kopruden atla-dili ogrenirsin demisler gibi bakmayin. Dogru soyluyorlar. Tinus'un Turkce ogrenmeye cabalayip, bana surekli sorular sordugu kadar ben de ona sorsaydim belki simdi sadece anlayip komik cevaplar verebilmek yerine bir level ustte olabilirdim. Bir kac dil bilen insanlara ozenirken, bir dil ogrenme firsati da elimize gecmisken onu elimizin tersiyle itmek de niye degil mi? Akilli olun bidiklar!
Bir de mutlaka bir is bulun kendinize. Geldiginiz ilk zamanlar gercekten cok berbat olabilir. Tahmininizden de berbat! Sizi evden disari cikmaya zorlayacak, depresyon hirkaniza, rahat koltugunuza ve pijamalarinza el sallatacak bir sey sart! Ne kadar mesgul olursaniz, o kadar mutlu olup, geride biraktiklarinizi da o kadar az dusunup, sevgilinizi de o kadar az uzeceksiniz. Is yoksa da bir ugras bulun. Cikin kosun, orgu orun, yemek yapmayi ogrenin(herkesi kendim gibi sanmak!), volunteer bir isler yapin ama bir seyler yapin. Aman diyeyim, bosluga dusmeyin!
Arkadas saplantisi yapmayin! Yalniz da biraz yetin kendinize.Aman arkadas edineyim, hic yalniz kalmayayim deyip de her gordugunuz Turk'un veya bir baskasinin  boynuna atlamayin, hatta biraz uzak bile durabilirsiniz :)  Yalniz kalin azcik, olmezsiniz! Ben olmediysem, siz hic olmezsiniz. Acele etmeyin, elbet bir yerde bir arkadas vardir. Hem sevgiliniz var ya be! :) Uzaktiniz zaten kim bilir kac zamanlardir! Azicik hasret giderin, benim o konuda da yaptigim gibi paniklemeyin. Sirf arkadasim olsun diye omru billlah yan yana bile oturmayacaginiz insanlarla vakit gecirmeyin. Yazinin ozu "Paniklemeyin" diye de cikarilabilir tabii :)
Kis soguklarina da hazirlikli olun gelin! Demedi demeyin! Gercekten cok soguk buralar! :) Hani yun atletler filan var ya, onlardan alin gelin. Patik, yun corap, eldiven, atki ve bereniz bol olsun! Sicak su torbaniz da olsun, ayakciklar cok usuyor! En buyuk tavsiyem de hadi bu olsun!

15 comments:

KYBELE F said...

Gidesim var.
Sıfırdan başlayasım var.
Ama sadece -asım -esim var.
Bilmemki ne zaman harekete geçerim...

Zeynep Gemalmaz Çelik said...

Dudu'cum,
Yazının son bölümü için kendimi örnek göstermek istiyorum lüften:) Çocuk olunca bir işe güce bulaşamadım, hobisel herşeye bulaşıp, bir süre deneyip, sonunda hiçbir şey yapmak istemeyerek oturdum oturdum. Şimdilerde karnımızı doyurmak için yemek bile yapasım yok.
Efenim bir de şu arkadaş konusunda pek müzdaripim. Aylarca arkadaş yüzü görmeden insan kendi kendiyle ve ailesiyle bir süre yetiniyor. Sonra huniyi takıp oynayasım geliyor.
En son olarak da soğuk beni bitirdi. Hayal kurmayı pek sevmeyen ben, artık hayallerimde güneşleniyorum her daim:)
İşte benim bu halim 2 senelik Hollanda maceram süresince şu günlerde "peak" yapmışken senin yazın üzerine tuz biber oldu.
Sevgiler,
Zeynep

Dudu said...

Kybele; Hazir oldugun zaman hareket gecmen dilegiyle :)
Zeynep; Ah bilmez miyim! Evde kac hunim var sana sayayim mi? Her kiyafetime ayri bir tane :) Cik gel bir gun Amsterdam'a, tanisalim, hunileri takar gezeriz :)

yaban said...

Dudu, cok guzel, cok icten, cok bilgilendirici bir yazi olmus,, ben sizin bes yil degil de uc yil sonra vatandaslik icin basvurabildiginizi saniyordum,, hollandacayi zevkle ogrenmeye baslaman sevindirici,, dille ilgili soyledigin her seye katiliyorum.. Cogu yerdeki yorumlarina da guldum, mesela yabancilarla ilk tanistigimizda yapilacak sey,, senin sinifindaki sayi saymayi bilmeyen adam yabancilarla tanistiginda ne yapacagini da bilmiyor olabilir,, benim de okumaya cabaladigim kitabimda buna benzer seyler vardi, hollandalilar bir sey aldiginda tesekkur eder, hata yaptiginda ozur diler filan gibi,, demek bu kadar salak olabiliyor gocmenler die dusunduruyor.. :(
arkadas ile ilgili de bir sey soylemek isterim,, benim de her gordugum turk'u default arkadas sanma yanilgim vardi, cok sukur atlattim,, bazen kardesin duymaz, eloglu duyar seni,,,

Dudu said...

Yaban; Tesekkur ederim.
Her gelen gocmeni kendimiz gibi sanip, o kitaptakilere guluyoruz fakat ben iste o gocmenlerin bir kismini 2 hafta gordum. Cok da sacma gelmedi aslinda onlari ogretmeleri:)

Efsun said...

Dudu cok icten yazmissin:) Bende Almanya'ya geldigimde bir kelime almanca bilmiyordum, sonra üniversiteye gittim, yeni tanistigim insanlar dili burada ögrendigime inanamiyorlar:) Dedigin cok dogru, buralara gelmek isteyenler ne olur ülkenin dilini ögrensinler önce. Hem kendinize güveniniz yerine geiyor hemde daha bi adam yerine konuyosunuz. Sevgiler

Deniz said...

Cok degismis hersey ben geldigimden beri, cook. Alt tarafi alti yil oldu, ne tuhaf. Benim zamanimda imburgeringen yoktu, o yoktu bu yoktu. Kennismigrant diye bir kavram yoktu, google translate yoktu, bir sekilde kendi kendime vergi indirimi, huurtoeslag falan almayi becermistim.

Ben de herkese dil ogrenin diyorum. Baska bir sikintisi yok buranin, hele ki ise baslayinca her gun hayatinin cok da farki olmuyor. Dili konusmadan gecirdigim yillara aciyorum, yazik gunah etmisim diye. Her gun isyerimde Hollandaca bilmedigi icin eziyet ceken insanlar sayesinde para kazandigim icin pek harika hissetmesem de kendimi, gurur duyuyorum, iyi ki de inat etmisim diye.

Son bi not: Amsterdam'in sogugu vallahi bisi degil, sen bir de dogu'yu gor. Usumek yeni bir anlam kazanacak, ciddiyim. Eindhoven'e yerlestim de anca isindim.

elif said...

merhabalar dudu.
muhtemelen bizde seneye almanyaya gidicez.şimdiden stresi sardı valla..
yazdıklarını hemen uygulamaya başlıyorum ve almanca kursuna başlıyorum haftaya.hiiçç yok almancam neyapıcam bilmiyorum.
almanya hollanda benzer..sorularım olursa cevap verirsin dimi?

Flying Dutchman said...

Yazıda anlatılan süreçten ben Türkiye'deyken geçtim. Sonlara doğru yazılan her şeye de katılıyorum ancak Türklerden uzak durmak tarafına katılmıyorum.

Yazının sahibini tenzih ederim, Türkiye'den Avrupa'ya gelen insanlarda grubetçileri beğenmeme onlardan uzak durma gibi bir alışkanlık var. Şunu akılda tutmak lazım, o insanlar Türkiye'nin son 20 yıldaki gelişimini yaşamadılar ve 70-80'lerde buraya geldikleri gibiler, onların çocukları da öyle. Türkçeleri düzgün değil çünkü çoğu Anadoludan gelmiş anne babalarının şivelerini alıyorlar. Çok fazla kusur bulmamak lazım.

Öte yandan bu ülkedeki birçok mesleği Türklerden iyi yapan yoktur bunu Hollandalılar da kabul etmiştir. Misal ben hayatta Hollandalı berbere gitmem. Nice saçları mundar ettiği efsaneleri dolaşır hep :)

Ben de Türklerle arkadaş olayım onlar dilimi biliyor gibi bir davranışa girmedim, yaşam şekilleri de bana uymuyor genelde ama özellikle uzak durmazlık da yapmıyorum...

Genelde katılmadığım yeri belirttim ama yazı için teşekkürler tabii birçok arkadaşa örnek olabilir...

Ben de 9 haziranda vatandaşlık sınavına giriyorum...Hadi bakalım :)

Dudu said...

Efsun; Ben de gorebilecek miyim o sakir sakir konustugum zamanlari acaba :)
Deniz; Evet eskisiyle hic alakasi yokmus yeni kurallarin. Bir grup gocmen icin inburgering kurslarin faydali oldugunu dusunuyorum ama seviye ayarlamalari duzgun yapildigi surece :) Amsterdam sogugu bana yetiyor, dogu taraflarini hic almayayim :))
Elif; Yardim edebilecegim bir sey olursa tabii ki yardim ederim. Hemen dil ogrenmeye basla sen :)

Dudu said...

Dutchman; Oncelikle ammman diyim yanlis anlasilmak istemem:) Soylediklerine katiliyorum, benim burada tanisip, cok sevdigim Turk tanidiklarim oldugu kadar, senin de dedigin gibi yasam sekilleri, halleri bana uymayan insanlar da var. Cok uzun zamandir Turk restaurantinda calistigim, 1 yildir da Amsterdam West'de gocmenlerin cok oldugu bir bolgede yasadigim icin tamamiyle kendi gozlem ve tecrubelerime dayanarak yazdim.
9 Haziran icin bol sans o zaman sana! Haberdar et bizi, tecrubeni yaz da simdiden bileyim beni neler bekledigini :)

tuguna said...

Ben de Hollanda'da yasayan bir insan olarak cok keyifle okudum yazini. Ben biraz daha farkli tecrubeler yasadim ama genel olarak soylediklerine katiliyorum. Blogunu da bulduguma sevindim, artik takipcinim:)

Dudu said...

Tuguna; Hos geldin :)

dinco said...

Hollandaya yerlesmek hetseye sifirdan baslamak istiyorum. Ingilizcem kendimu ifade edebikecegim garsonluk gibi islerde kinusabilexegim ve anlayabilecegim kadar var. Fakat 28 yasindayim ve evlilik gibi bir durumda yok. Sadece bu ulkeden gidip sifirdan baslamak istiyorum herseye. Suanda burda calisiyorum ve birkeresinde hollandaya sirjetce iyke gexmeye gitmistik ve ogezi icin alinan vizem nisan sonuna kadar devam ediyor. Oraya nasil yerlesebilirim. Nasil oturma izni alabilirim. Is nasil bulabilirim. Konu hakkinda bilgilendirme yapabilirseniz cok sevinirim.

alie said...

selam bende evilik sürecindeyim bakalım nasip benim ilk önce öğrenmek istediğim muhtarlıktan ikametgah istiyorlarmıydı acaba bekarlık nufus kayıt örneği pasaport foto foto kopi hepsi hazır anlaşolan baya bir maraton bekliyor bizi))

 
view sourceprint? 01 09 10