Friday, June 4, 2010

Surpriiiz Surpriiizzz

Teenager donemlerimde niye bilmiyorum ama hep Fransa'da yasamak isterdim. Kendime orayi secmistim. Buyulu, mistik, oooo cok cool ve bir ayricalik! Pearl Jam posterlerimin arasinda Paris haritalari, resimler, Eyfel filan vardi. Akademi'ye basladigim sene, artik bu yolda bir adim atmak icin Fransiz Konsoloslugu'nda derslere bile baslamistim. Okulun o ilk senesi oyle bir yogun, dolu ve tabii ki asiktim ki... Cumartesi sabah olan dersleri tabii ki her Cuma aksami disari ciktigim icin, uyudugum icin kacirmaya basladim. Ipin ucu kacti, 3 ay sonra da babamin parasina daha fazla yazik olmasin diye tipis tipis kursu biraktim. Dil aklimda hic kalmadigi gibi sadece kalbimde kalabildi. Sonra iste bu yaslara kadar geldim, bir anda kalktim Amerika'ya gittim, buraya geldim ama gecen seneye kadar hic Fransa'ya gitmemistim.


Iste gecen sene tam da bugun de , evimiz tadilat camur-kum-talas icindeyken biz boyle genis genis kalktik Tinus'un ailesiyle Fransa'ya gittik. Bordeaux'a yakin, Allah'in bos bir zamaninda yaratip sonra kesin ve kesinlikle unuttugu bir bolgede, muhtesem bir evde 1 hafta gecirdik. Boyle doga harikasi, boyle muhtesem, boyle relax bir yer ben suncacik hayatimda gormemistim. Sadece ciftliklerin , evlerin ise orman gibi bahcelerinin oldugu, oglen saatinde koydeki butun dukkanlarin kapandigi bir yerdi. Fransa'da olmasina Fransa'daydik da benim o saasali Fransa hayallerim birazcik diplere inmisti. O umdugum Fransiz havasi, etrafta surekli bir Bonjouur sesleri filan super ama sehir sehir istiyordum ben. Zamansizlik ve parasizlik yuzunden ne oncesinde ne de sonrasinda o tatili Paris'le birlestiremedik. Sadece 1 gunumuzu Toulouse'da gecirebildik. Iste orasi bana bir damla yetti. Sokaklarda dolastik, sokakta gordugumuz insanlara surekli ingilizce sorular sorup aslinda ingilizce konusmadiklarini degil, bilmedikleri icin konusamadiklarini anladik. Capitol denen meydanda saatlerce oturup guzel mamalar yedik, ictik, belediye binasi gibi bir yere gelip evlenen gelin-damatlari seyrettik, alisveris yaptik ve maalesef ayrilma vaktimiz geldi. Berbat gecen bir kac ayin ustunden, o Toulouse'daki 1 gun her seyi sildi goturdu. Oradan oraya sekip, oliciiiiiiim Tinus mutluluktan diye sakiyordum. Dusunsene yani kim bilir Paris'de ne kadar mutlu olabilirdim! Simdi bile hatirlayinca "Nasil bir mutlululuktu yaa o" diyorum. Icim icim, ferah ferah, dip bucak her seyle mutlu oldugum bir gundu. Ahh dedim yaa iste ben biliyorum yani buralarda mutlu olabilirim, bosuna sayiklamamisim. O gun soz verdik, Paris'e gidecegiz ama duzgun zamanimiz ve paramiz oldugu zaman, ferah icinde Paris'i yasayabilecegimiz bir zaman dedik.  Seneye aile tatilimiz tekrar ederse mutlaka ikisini birlestirecegiz dedik. Sozler verildi, araya baska seyler  girdi, baska yerlere gidildi, Paris'in adi hep gecti ama hic gidilemedi. Bu seneki geleneksel tatile de ne yazik ki benim sinavlarimdan dolayi gidemedik. Icimde kaldi da kaldi yani!
Annem ve babamin gelecegi belli oldugundan beri hep beraber ozel yapabilecegimiz bir sey istiyordum. Sonra anneme ozel bir anneler gunu hediyesi de vermek istedim. Her sey icin, annem oldugu icin, benim icin yaptiklari icin bir hediye. Ikimizin de hic unutmayacagi bir sey. Ablamla konusurken bir anda "Paris" lafi cikti. Hahahah gazi aldim yaa, hayatta durmam! Tarihler ayarlandi, biletler alindi, oteller book edildi. Bunlarin hepsi Nisan ayinda oldu. O gun bugundur annem bir surpriz oldugunu biliyor ama ne oldugu hakkinda hic bir fikri yok. An itibariyle de aslinda annem haric herkes biliyor! Ve burdaki siz 64 followingen :) Annem kurbanlik koyun gibi bekliyor. Ne olabilir, nereden cikacak, nasil bir sey hic bilmiyor ama benim surekli nakaratindan ote bilmedigim ve agzima dolanan "Surpriizz surpriiz surpriizzz askkiiiiiiiim laay laaay  lallla lalla laaaay" diye olur olmaz cigliklarimla, yuregi agzina geliyor. Her seyde bir surpriz ariyor. Parka gidiyoruz "Surpriz orada mi?" diye soruyor. "Haayyreeet yani Duduu! Seennn hem de sen yani! Inanamiyorum bu kadar zamandir soylemedigine. Catlarsin sen kesin yakinda" diyor. Biliyor ki kizi; yeni yaptigi keki, sirf merakindan,  firindan cikar cikmaz kalibindan cikarabilecek kadar sabirsiz. Ama iste boyle buyuk bir surpriz olunca ve annemin tren istasyonunda suratini gormek icin bu kadar zamandir dayaniyorum. Patladim, catladim catlayacagim! Havasi inmis balon gibiyim, sondum sonecegim. Agzimdan cikti cikacak.Geldigi zaman soylerim, hayatta soylemeden duramam, bu heyecani onca zaman kendi basima yasayamam saniyordum ama cok da guzel dayandim. Bavul hazirlamasi gerektigini soyledigimden beri bir seyler cakmis durumda ama en yakin ihtimal Bremen'e filan gittigimizi dusunuyor. Acaba istasyona giderken eline bu yaziyi mi versem okutsam, yoksa gozlerini baglayip-kulaklarini tikayip Paris'e gidene kadar hic acmasam mi? :) "Yoook yoook vallahi delisin sen! Inanmiyorum sanaaaaa" deyisini duymak icin daha fazla dayanamiciiiiim.

Ciddi ciddi hayatimda ilk defa boyle bir surpriz yapiyorum. Cok heyecanliyim bilmem hissediliyor mu? Paranoya arada bir bas gosteriyor. Acaba anladi da anlamamazliktan mi geliyor diyorum! Bilirim annemi, bazen oyle bir guzel saf ayaklarina yatar ki... Cok yeltenip, ugrasip yaptigim surprizimsi ataklarim olmustu ama boyle sonuna kadar surdurebildigim hic olmamisti. Aaaaa buyudum mu noldu? Boyle sus pus'lar geldi, fermuari cektim attim:)

Usul usul Tinus'a yanasip, melodili "I'm going to Pariiiis! I'm going to Pariiis"  diye mirildanmalarim son bulacagi icin Tinus da mutlu. Ama bilmiyor ki bunun bir de "I went to Paris" kismi olacak ki iste o tadindan yenmeyecek.
Paris'e gidiyoruz yehhhuuu, bence donmeyiz hic beklemeyin. Icimden bir ses Paris'i cok sevecegimizi soyluyor.
Paris fikrini aklima soktugun icin de sana binlerce thanx Babu. Biliyorum ki her adimimizda "Keske Babu da olsaydi" diyecegiz, hep eksik hissedecegiz.

5 comments:

yaban said...

iyi eglenceler, iyi yolculuklar,,
guzel anilarla don ve paylas lutfen..
-
pariste guzel mezarliklar ve pek cok unlunun yattigi mezarlari duymustum da senin Abelard ve Heloise kadar eskisini bilmiyordum, guzel bir detay olmus bence guide'inda..
umarim hayalindeki parisi bulursun,,,

banu said...

ben Dudu'nun ablası...Su an itibari ile Paris'e adım atmıs bulunuyorlar... Hersey yolunda keyifler yerinde...Süpriz trene kadar sürmüs... Sonrası malum...Su anda Keyiften sürekli
'' BONJOUR '' diye çığlıklar attıklarına eminim:))

Ayşe Şakarcan said...

Dudu, ne güzel, çok sevindim senin adına:) Paris en sevdiğim şehirlerden biri, aylar önce bir Paris postu yazdığımda gitmek için en güzel zamanı sormuştun yanılmıyorsam, en güzel zamnanlardan biri şimdi:)) Aaa bu arada annem de geçen hafta Paris'teydi, dün döndü, belki sokakalarda denk gelmişsinizdir:))

yaban said...

donme buraya dudu, yagmur, bulut ve soguk var a'dam da..

Dudu said...

Bonjour Banu Bonjouuur :))
Ayse; Sansa galiba gercekten en guzel zamanda gittik. Havalar cok guzeldi, arada bir iki damla yagmurla birlikte :)
Yaban; Donduk bile, havalar cidden feciymis!

 
view sourceprint? 01 09 10