Monday, March 7, 2011

Bob Line


 Desen ki simdi "Nelerin yoklugunu hissediyorsun Amsterdam'da?" diye... E aile, arkadas tabii ki de onlarin disinda biraz elle tutulur seylere gecince aklima ilk kuafor eksikligi geliyor. Kiiiii ben oyle tepe tepe kuafor salonlarina giden biri degil(d)im. Sukur ki cok sevdigim bol dalgali, zaman zaman kivircik, son 3 senedir de kendi renginde kullandigim saclarim var. Gidip de uclarindan aldirma adetim de yoktur cunku kestirdim mi tam kestiriyorum zaten uclara gerek kalmiyor. Bi anda eser bana ve gidip bambaska modeller denerim. Kuafor arka sokakta olunca tabii zirt pirt "Haaaakan hadi sacima bisi yap, boyle yine cok siradan oldu sanki, kes azcik yahu" diyordum. Megersem nasi da bi luksmus o.
Amsterdam'da oyle bir luks yok daha dogrusu var da yani tam anlamiyla bir  luks. Bi kere bu isler burda cok pahali. Mesela surekli fon cektiren, ihtiyaci olan biri olsam nolurdum bilmiyorum. Agdaymis, manikurmus, pedikurmus, kas-biyik filan yani imkani yok oyle her ay gidip hepsini hooop bi anda aradan cikarmanin. Heaaa tabii Turk yeri bulursan ama biraz daha sanslisin, kesinlikle sanslisin.
Bi kac ay once bana yine oyle gelmislerdi. "Saclarimi kestirmezsem simdi olecegim" sanrisi vurdu beni. Tamamiyle rastgele ilk buldugum yere girdim. Krizdeyim ya, sacimi kimin kesecegini onemsedigim halde, o anda gozum hic bir sey gormuyor. O sac kesilecek! Kesildi ve e fena da olmadi. Hattaaaaaa, buranin meshur bir alternatif kuafor zinciri vardir, marjinal saclar yapar ve bununla da meshurlardir. Bu marjinallerden biri  benim saci gorup "Nerde kestirdin, cok guzel kesmisler" dedi. Kuafor, kuafore yalakalik yapmak icin bile soylemez bunu. Hahahhaha bizimki valla soyledi. E boyle de iltifat alinca, cumartesi gunu de beni yine bi kriz vurunca kendimi bizim Ankarali'da buldum. Elimi sacima atmam, karar vermem, hazirlanmam ve bisikletle hedefe varmam arasi 20 dk. filan.(Evet Amsterdam da kucuk o ayri.) Krizle birlikte enerji de geliyor. 
Kuafor kayniyor sekerim, e tabii aksama dugun filan var herhalde. Kucucuk minik yavrularin saclari kivir kivir yapiliyor, icine Seda Sayan kacmis gibi kadin kadin bakiyorlar, rujlar surulmus. Iyi de, ozlemisim yani su kuafor hallerini. Sac yikanan yerden koltuga olan havlulu yuruyusu, super guclu fon makinesini, hep boynumu sikan o igrenc zebra-kaplan desenli musambalari, firkete bollugunu, yanimda iple biyik alan kiza saskin bakislarimi ve kuaforlerin boyali ellerini gorup "ayh ne feci ya, sevgilileri bunlarin elini  nasil tutuyor cok yazzzik" demeyi. Yalan yok hosuma gitti, bi de burada gurbet.com olunca bana enteresan da geliyor, seviyorum bu insanlari izlemeyi. 
Sozun ozu; bizim Ankarali guzel kesiyor. Bi de su hep bi urun satma derdi ve ezberlemis gibi her seferinde "Saclarina bence azcik rofle atalim, o zaman iste tam Hollandalilar'a benzersin" demesi yok mu? Demesin yaaa aaaa almayacagim da, benzemeyecegim de fakat saclarimi ahenkle savuracagim :)
"Saclarimi kestirdim" dedim, "Aaa niye burda kestirmedin ki?" dedi annem. "Sikilmamistim o zaman daha" dedim. Budur ve dogrudur! Her seyin acisi saclardan cikiyor! :)

"Bobline gibi" dedi cocuk ve ben "O kim?" dedim kaslarimi bi guzel ortada bulusturup. Tuttu tuttu valla gulmemek icin kendini zor tuttu! Gayet de meshur insan adi gibi. Sahne adim Bob Line olabilir benim.

11 comments:

Nuh said...

Su 20 dk meselesine ben sahidim arkadas. Krizim geldi dedi.
3 dakika sonra hazirim cikiyorum ben saclarimi kestirmeye gidiyorum deyince, "uleenn dedim yarin kiyamet kopacak desen bu kiz durmaz kestirir vallahi" :)

Eliza Doolittle said...

Bu ankarali nerdeee?! cabuk detay Dudum hadi nolurrr :) (Ceinturbaandaki Kapsalon Saadet de hic fena diil bu arada)

Dudu said...

Nuh; Bana esti mi nasil esiyor biliyorsun :) Sabirsizlik, bekleyememek ve ben bir butunuz :)

Eliza; Al bakalim; http://cleopatrabeautycenter.nl/
Disardan pek parlak gozukmuyor ama Ankarali iyi, iki taneler bu bahsettigimin adi Zafer.

A-H said...

Sanslisin memleketten birilerini bulduguna zira sac kestirme Almanyadayken tam bir eziyetti bana :(
hem dunyanin parasini aliyorlar hemde ciktiginda tam bir esek trasina sahip oluyorsun :D

lily of the valley said...

Gurbet sayesinde bir cok seyi kendim yapmayi ogrendim ama sac kesimini hala turkiye de yaptiriyorum.Sirf boya derdi olmasin diye de gelmeden once kendi rengine boyatmistim ama simdi de beyazlar cikiyor napacam bilmiyorum :((

Mel said...

same here!!! bugun yine aynaya bakip kuaforumu ne kadar ozledigimi düsünüyordum.. 3 saatte kesiyodu ama degiyodu :) istanbul'a vardigimin ertesi günü kesin kuafordeyim!

Deniz said...

Allah tuttugunu altin etsin. Sac boyatmaya/ rofleye istanbul'a giden bi insanim ben, Amsterdam da neymis?

Yanniz zebra roflesi yapmiyor di mi bu arkadas? Sabahlarin sedasi gibi gezerim allah korusun.

Dudu said...

Lilly; Gurbete gelince iste boyle marifetleniyoruz :) Beyazlar 1-2 makas darbesine bakiyor :D

Mel; 3 saatte kesmek de neymis ya :) Amsterdam'a varinca da halledebilirsin :)

Deniz; Rofle-boya-fon hic bisi denemedim sadece kesimden sorumluyum ben :)

Deniz said...

Tavav, nisan'da turkiyede boyayi hallederim ama sonrasinda denerim ben burayi.

Hazir gelmisken de zirve mi yapsak ne yapsak, Eliza falan da gelir, Amsterdam kuafor zirvesi yapariz?

Dudu said...

Deniz; Bahar zirvesi olur, guzel olur :)

Deniz said...

super, mayis'ta hep beraber pedikur zirvesi o zaman!

eliza, var misin?

 
view sourceprint? 01 09 10