Tuesday, April 12, 2011

Geliyor musun?

Hobilerim; muzik dinlemek, kitap okumak, sinemaya gitmektir diye klise ve kaliplasmis cevaplar vereli yillar yillar gecti. Bunlarin hobilerim degil, yemek icmek gibi hayatimin icinde olan, olmazsa olmaz, olmazsa yasanmaz, eksik kalirim'larim oldugunu anlayali cok cok uzun zamanlar oldu. 

Okul, is, hayat rutinlerim izin verdikce oldukca sik sinemaya gidiyorum, evet onaylamadigimiz halde internetten filmler indirip izliyorum, hic bir filmi kacirmamaya calisiyorum. Dersler izin verdikce de, ders kitaplari veya egitim aldigim alanlar uzerine okudugudum kitaplardan vakit kaldikca, okumak istedigim klasikleri, okumazsam eksik kalirim dedigim yeni cikanlari, best-sellerlari, bir yandan da chick-lit dedigimiz kitaplari da severek hoop bir cirpida ve genellikle de bari chick-lit hadi bir faydasi da olsun diyerek Ingilizce okuyorum. 

Muzik benim icin ayri bir dunya. Saatler oluyor ve fark ediyorum ki oradan oraya atlayip, yeni-eski bir suru seyler dinlemisim, yeni yeni sesler duymusum. Internetin faydalari, kolayliklari tabii ki anlat anlat bitmez. Elimde kayit makinesi, parmaklarim kasetcalara yapismis, Kent FM'de o donemlerin alternatif sarkilarini bekledigim gunler veya TV'nin onunde oturup, Pearl Jam'in bir Jeremy'sini bekledigim gunler benim icin cok uzak degil. 
O gunlerde ve "gurbette yasamak" diye bir sey bilmedigim zamanlarda, kesinlikle ve kesinlikle cok ciddi bir sadece "yabanci muzik" dinleyicisiydim. Istisnalar vardi, Orta 1 gunlerinde hayran oldugum donemin populer sarkicilari vardi, sonra teenager Kadikoy gunlerime uyan Bulutsuzluk Ozlemi, Tibet Agirtan, Mavi Sakal vardi ama hic bir zaman bir Serdar Ortac yoktu ve hatta "oyyjjkkk" idi. 

New York'da yasadigim donemde cok fark etmesem de, Amsterdam'da  yasadigimdan beri icimdeki Turkce muzik sevdasi bambaska. Oturup sabahtan aksama kadar Sibel Can dinleyen, dolmalari her zaman Abaci esliginde saran, camlari da Demet Akalin dinlemeden silemeyen bir tip gelmesin gozunuzun onune. Gurbetligimi de tadinda yasayip, o an icimdeki duyguyu tek bir kelimeyle mirildanan Turkce bir  sarkiya duygulanip, ipod'umda olan babamin yaptigi listelerden o'nun sevdigi bir sarkiyi secip, iclenip onun da tadini cikariyorum.

Turkiye'de gosterime giren filmleri, eskisinden daha cok merak ediyorum. Pathe sayesinde, gormeye deger dediklerimi izliyorum. Turkce kitaplari, Istanbul'a gittikce depoluyor, gelen misafirlerden de eger listemde-aklimda varsa kitap istiyorum. Muziklere erisim zaten sonsuz, fizy sagolsun. 

Konserler ise ayri bir eglence. Bunca bidi bidi yapmamin sebebi de bu; 17 Nisan Pazar gunu, Amsterdam'da Paradiso'da Duman konseri var. Duman'i pek bilmem, sevmem hep bana liseli genclik eglencesi gibi gelir ama 1-2 sarkisi da bana guzel-eglenceli gunleri hatirlattigindan arada bir dinleyesim gelir. Pazar gunu de tabii ki konsere gidip hem eglenip hem de bu etkinligi destekleyecegim. Almanya'da, Hollanda'da sadece Zara, Kader, Hadise konserleri olamayacagini, kaliteli mekanlarda, kaliteli sanatcilari gormek isteyen de bir kitlenin oldugunu gostermek ve desteklemek icin. Club Pera'nin cizgisi, kalites, izledigi yol, Paradiso'daki Nil Karaibrahimgil, Beduk ve hatta Turkiye'de hala cogu kimsenin bilmedigi Cem Adrian'la zaten pekismisti. 

Demem o ki; burada da guzel seyler oluyor. Turk arkadaslarimiz sanat galerileri aciyor, konserler organize ediyor, festivaller duzenliyor. Ama buna kac kisi daha dogrusu kac Turk destek veriyor? Pazar gunu, Paradiso'ya bekleriz. 
Facebook'da event sayfasini su isimden bulabilirsiniz; 17. April DUMAN |AMSTERDAM European Tour 2011



5 comments:

Gulcin said...

ah o radyo basinda bekledigimiz gunler ne guzel yazmissin Duygu.
Universiteyi kazandigim yil cok sevdigim bir arkadasim oyle radyodan kayit yaparak bana birlikte dinledigimiz sarkilardan bir kaset yapmisti. Ah ne degerliydi benim icin. Bak o gunlere gittim. Biz bu Pazar orada olamayacagiz ne yazik ki cunku misafirlerimiz var. Biz de onu konusuyorduk dun kotu denk geldi diye. Size iyi eglenceler.
Umarim cok guzel bir konser olur

Dudu said...

DJ'in sesi olmadan kaydedebildigim hic olmamisti herhalde :)
Tesekkurler, umarim guzel gececek. Sizi de bir dahaki konserlere bekleriz.

Efsun said...

buradada mütemediyen kadinler matinesinden gecilmediginden mor ve ötesi nin stuttgart'a gelmesine hem sasirmis hemde sevinmistik. Kücücük bir Clup te bayagi bir konser olmustu, Burhan Öcal hele karlsruhe ya gelmistiki kücük bir sehir burasi beklemez insan yani. umarim daha nice iyi isimler gelirler...

Mel said...

duygu, kent fm dedin kalbimi sizlattin. dün geldim istanbul'dan..dokunsan aglicak durumdayim, duman esliginde mümkünse..

Dudu said...

Deme oyleeeee :( Donus sonrasi ilk gunler hep kabus.

 
view sourceprint? 01 09 10