Thursday, June 30, 2011

Barcelona Barcelona

Ahhhhh Barcelona!
Cok tembellik yapiyordum ama son gunlerde surekli Barcelona'ya gidecek arkadaslarimi duyup, hepsine ufak minik tip'ler vermek istiyorum bari hepsine, herkese bir agzidan olsun dedim. 
Efenim biz buradan Vueling diye bir sirketle cok uygun fiyata ve cok rahat gittik. Ayin grubu olarak Nouvelle Vague secmislerdi ki en sevdigim gruplardandir, onlarin tingir mingir muziklerini dinleye dinleye, cok eglenceli, mutlu bir havada gittik Barcelona'ya.

Ilk defa denedik ve bu sefer otel yerine bir evde oda kiraladik. Carre d'Aribau uzerinde kaldigimiz evin yeri, konforu muhtesemdi, tam da her seyin ortasinda, her yere yurume mesafesindeydi. Ah ya simdi boyle yazarken cok ozledim. Bagimlilik yapabiliyore bence Barcelona, insanin icine, kanina giriyor sanki. 

Biz hemen kendimizi sahile attik ama once marketten buzzzzzzz buzzzzz sangria'mizi aldik. Her 5 dakikada bir gelip masaj yapmak isteyen kadinlara yenildik, masaj yaptirdik; azicik da tabii mayisip horuldadik. Yol ustunde, ara bir sokakta simdi ne yazik ki adini hatirlamadigim bir bara girdik. Tepemizde Hollanda Kralicesi fotosu, sahibi Dutch amca ve etrafimizda Ispanyol yeni arkadaslarimizla o aksam orada sarhos olduk. O gun benim dogumgunumdu, cokkkkk comert insanlar, cok simarttilar beni, oyle simardim ki sallana sallana, kahkahalarla yurudum odamiza. Ne guzel yassin sen 30!

Gidilecek bir suru muze var efendim. Ama biz sadece Picasso ve DHUB'yi ziyaret ettik. Bunlarin bulundugu Born& Sant Pere mahallesini tavsiye ederim, turistik bolgelerden cok farkli, cok daha guzel. 

Gaudi'nin evlerini (ki aslinda butun binalar bir sanat eseri) teker teker, dolana dolana gittik gorduk ama hic birinin icine girmedik. Ayh yani hangi birinin icine girecegiz ve hepsinin girisleri 10 avroslardan basliyor. Onun yerine biz, bizi daha cok mutlu edecek bir sey yaptik. En bir meshur Palau de La Musica Catalana'da gidip Gran Gala Flamenco dans/muzik gosterisini izledik. Valla agzim acik kaldi, sahnedekilere hayran kaldim ve bi an tabii o gazla hemen flamenko dans derslerine baslamak istedim ama bu cok da ciddiye alinacak bir sey degil. Maymun istahli oldugum dillere destan :)

Kaldigimiz mahallede kendimize minik bir cafe bulduk (Pause gibi bisiydi sanki adi), hemen her gun orada gidip kahvalti ettik, sanki orada yasiyormusuz da orasi hep gittigimiz yermis gibi davrandik. Super kibar, sevimli garson amca da bize katildi, o da -mis gibi yapti bizimle. En son bavullarla gorunup, FINITO dedik, canim sonra oyuna kaptirir, merak eder filan. 
Ben gitmeden once, Barca piri arkadasimdan bir liste almistim, simdi onu da gelistirip size ufak tefek yazabilirim nereleri kacirmamaniz gerektigini.


Barroc Cafe - Cok guzel kokteylleri var buranin, ortam da cok guzel boyle kirmizi renkler hakim, kalabalik, gurultulu ve bi suru guzel guzel Spanish abiler ablalar. Her yer Javier dolu zaten. Turkiye'ye gidip de esmer, yagiz garsonlari kapip gelen sarisin Avrupali ablalari anladim birazcik. Ben de bi Javier kapabilirdim bi bardan :) 

Bar Marsella - Burasi da su meshur 1800'lerden beri acik olan, Gaudi'nin, Picasso'nun, Jean Genet'nin gittigi Absenth bar. Hatta Barcelona Barcelona filminin de bir sahnesi burada cekilmis. Acayip bir acilis-kapanis saatleri var, biz  3. gidisimizde ancak acik bulabildik, ben cok merak ettim diye pes etmedik galiba. Degisik bir yer, disardan goremezsiniz, perdeler var icerisi gorunmuyor, icerisi de cok aydinlik, herkes masada Absenth deniyor, bir zaman sonra ceketler hirkalar cikiyor, yanaklar kizariyor. Ne kadar kirli, tozlu olduguna inanamadim! Aa bi de mahalle cok abuk, bu barin kosesinde kadinlar koseleri kolluyorlar, zenciler ortalikta fellik fellik surekli bir seyler satmaya calisiyor. Dikkatli olmanizi tavsiye ederim.



Gece gezmeleri, eglence, dans ve muzik icin; Otto Zutz, Moog ve Luz De Gaz. Co daha undergroung, ogrenci tarzi takilmak, tipik bir Spanish low budget bar gormek icin de Black Sheep'e gidin. 

Her an, her mide kazintisinda, gunun her saati tapas yemek icin de tavsiyelerim; El Xampanyet, Bilbao Berria, Txakolin, Can Paixano (En bi tavsiye ettigim yer burasi. Ben de arkadasimin tavsiyesiyle gittim, yoksa imkani yok bulup kesfedemezdim. Icerisi cok kalabalik ama bir kuvvet atin kendinizi iceri. Kimse ingilizce bilmiyor, menuyu anlamak imkansiz ama ismarlatin cava'nizi ve rastgele secin bisiler iste ve atmosferi yasayin.).

Ara sokaklara dalip, Ispanyol tasarimcilarin dukkanlarini, vintage dukkanlari gezmeyi ve cuzdanlara sIkIsmis avrolari harcamayi sakin unutmayin. Vaho Bags diye cok guzel bir marka var; benim gibi heves edip, cildirip hemen saldirip almayin. Ben aldim ve simdi geri iade etmekle ugrasiyorum. Cok guzeller, pahalilar ve cok kalitesizler. Bol bol sangria ve cava icin, hmmm buz gibi buzzzzz. Park Guell'e mutlaka gidin, usenmeyin ve yuruyun. Metro kullanimi cok rahat ve cok hesapli. 15'likdi galiba tam hatirlayamiyorum, 2 kisinin da kullanabildigi kartlar var onlardan alin. Biz cok yuruduk ama bi o kadar da metro kullandik.



Cok seveceksin, cok seveceksin diye beni goturup; hakikaten de hem sehre hem de kendine yine yeniden asik kendi Tinie. Oyle asik oldum oyle sevdim ki; Ispanya icin harekete gectim. Belki vardir kismetimde bi de oralarda olmak, azicik Ispanyol havalarina burunmek. Hadi hayirlisi :)


Wednesday, June 22, 2011

TurksTotaal

Uzun zaman once bi takim formal-legal isler icin cevirmene ihtiyacim oldu. Elimdeki IELTS sertifikama ragmen yok olmaz illa ki kendi dilinde anlamasi, kabul etmesi gerekiyor dediler. Dusuncesi bile komikti yani hani ben oturuyorum, karsimda insanlar konusuyor ve yanimdaki diger kisi de bana kendi dilime ceviriyor. Ben civimaya cok musait biriyim, hemen gulerim, dalagim gevsektir :) Cevirmenim cok ciddi, isini kesinlikle iyi yapan, bana tercume yapan biriydi. Olay bitti, imzalar atti, eller siksti ve Evren'le telefonlarimizi aldik. Olur da bunca burokrasi islerinin oldugu ulkede yine isim duser diye. Dusmez mi tabii ki dustu.O gun bugundur ne zaman ceviri islerim olsa, Evren'in kapisini caliyorum. Ceviri islerini gectik, arkadasliga da atladik arada bi kahve molalari verip, sohbete doyuyoruz.

Olur da isiniz duser de iyi, ciddi bir tercuman, cevirmen ararsaniz diye linkini paylasmak istiyorum TurksTotaal'ín. Neymis? Turkstotaal™, Hollandaca ve İngilizceden Türkçeye ve Türkçeden bu iki dile sözlü ve yazılı çeviri hizmetleri veren, Türkçe konusunda uzmanlaşmış bir çeviri bürosuymus!
www.turkstotaal.nl da linkleriymis.

Umarim isinize yarar!

Turk musun?

Acele acele alisveris yapiyorum dun. Arkadasim evde bekliyor, ben cikmis tavuktu-salataydi ne bulursam toplamaya calisiyorum. Girdigim market Turk marketi biliyorum tabii ki. Hosuma da gidiyor su istedigim tavugu Turkce isteyebilmek cunku ayh bi turlu aklimda tutamiyorum o Dutch ismi. Bak yine unuttum zaten. Bzim Goztepe'de mahalledeki bakkalda, markette bile bu kadar cesit yoktur. Yok yok, ne ararsan var. Zaten kendimi Istanbul'da sanmisim, Tadim cekirdege daliyorum, hayley, can erikler sarmis dort bir yanimi. O anda da radyoyu dinliyorum, trafik haberlerini veriyor "Offf diyorum yaa hep ayni sey yaaa, zaten ne zaman kopru yolu acik oldu ki?" O anda bi an "leeaann ben bunu nasil anliyorum" dedim. Evet dostum, Amsterdam'da Turk bakkalinda Turk radyosu dinlenir ve koprudeki trafikten, Besiktas istikametine giden yoldaki yol calismalarindan haberler alinir. Ben de yabancilastigimla kalirim.
Sonra firladim, atladim gicir bisikeletime eve dogru gidiyorum. Aaaaa krema almayi unuttum. Hemen ilk gordugum markete giriyorum. Hollandaca konusuyorum, "Creme-Fraishe" var mi diyorum. Bakiyor bakiyor, yok diyor kalmadi ama o neydi ki? Istersen "Krem Santi" var diyor ama krem santiyi Turkce soyluyor S'ye basa basa hahaha anliyorum ki biz 2 Turk azcik buzcuk Hollandacamizla birbirimizi anlamaya calisiyoruz. Neyse butun aksam KREM SANTI dedik gulduk, canim da cekti de kimseye diyemedim azcik ucundan dietteyim de :)

Hoppacik update

Blogger degismis, bi haller olmus. O ne bu ne diye bakarken baslayip bitirmedigim, 3 kelime yazip biraktigim post'lara baktim. Bu yaziyi da bayagi bayagi yazmisim, bitirmisim ama niye bilmiyorum yayinlamamisim. Kesin kafamda bisi vardi ama neydi bilmiyorum. Yazdigim gunu degil ama o ofiste calistigim son gunleri cok iyi hatirliyorum. Son gun hemen gidip saclarimi kisacik, abuk, asimetrik kestirmistim. Gercekten biz bunaldigimiz zaman saclarimizla ugrasiyoruz bence. Okul-ofis bunalimimin bitisini kutlamistim ben de kendimce.
Banane senin gecen sene ne yaptigindan diyenlere soorrryyyy diyorum ve blog benim kardesim istedigimi yayinlarim diyorum ister oku ister okuma! hahahah var di mi boyle asabiyet yapanlar :)
neys optum!

-------

Sunca zaman yazmamisim ya cok ayip bana.
Mart'tan beri duduk bir ofisin icindeyim. Cok yogun gunler oldugu kadar cok bos gunler de oldu ama niyeyse hic elim gitmedi. Bi de bu duduk ofiste, dandik bir bilgisayar kullandim zaten. Simdi son dakika oldu birazcik ama son bir kac gundur akil ediyorum da okuldan gunluk laptop aliyorum. Evet efendim, kendi laptop'imi is icin kullanmama prensibim var gibi oldu ama yok aslinda oyle bir sey, sadece tasimaya useniyorum. Sirt cantasi her kiyafetime uymuyooooooor :P
Ocak'ta icine dustugum grupla super heyecanli projelerin icine dustuk, proje gelistirdik. Mart'tan beri de yine ayni grupla pratik kismina gecip okula para kazandirmaya calistik ki kazandirdik. Tabii surec uzun, hep ayni insanlar, bi masa ve etrafinda 5 insan olunca her sey cekilemez oluyor. Yanimdakinin kulakligindan cikan muzikten, guldugu zamanki yuzunun aldigi sekle, masanin altina uzattigi bacaklarina, cok konusmasina, cok susmasina, cok yemesine, cok Duygu demesine kadar her seye sinir oldum. Bi asagi bi yukari bi asagi bi yukari gibiydi. Dort elle ise de sarildim, butun gun hic bi is yapmadigim da oldu. Haftada 4 gun, 9-5 calistim ve bezdim yahu! Ofiste her isi halledip, aksamlarimin bos olmasi guzeldi tabii. Cunku normalde okulda derslere gir-cik-gir-cik bi de ustune git aksama evde saatlerce pc basinda otur ders calis, odev yap. Aksamlari bos olabilmek, film izlemek, kitap okumak, vakitlice uyuyabilmek...
Iste neyse o gun geldi. Yarin son gun. Raporlar teslim edilecek ve ardindan odul gecesine gidilip, eger varsa bize verilen odulu alip gelecegiz. (update: odul modul alamadik, avcumuzu yaladik) Su an oyle bezdim ki yani gitmek zorunlu mu diye dolaniyorum ortalikta.
Dun gece 3'e kadar biz 3 sersem oturup 51 oynadik. Yenilen pehlivan gurese doymazmis. Her elde 100 yiyip, RTE gibi bi daha-bi daha-bi daha deyip durdum. RTE kadar histerik oldum mu bilmiyorum da herkes de devam etti. Yenildim ve iste burdayim. Oynamaya oynamaya unutmusum herhalde, bi iki daha oynarsam kendime gelebilirim. Tabii 51 gibi ilkokul cagi bir oyunu da butun aksam oynamamiz komikti.
Sonra efendim ben yenge oldum. Dutch bir minik sari minnosun daha yengesi oldum. Yiinnggeee! Hollanda'da dogumlarin ne kadar basit, gosterissiz, abartisiz (?!), sakin, sessiz oldugunu bi kere daha gordum. TR'de SSK'da bile dogumlar daha gosterislidir, inanin bana! Dogumdan sonra 3-5 saat icinde eve gonderildiginiz icin herhalde hic ugrasmiyorlar, evleri susluyorlar. E mantikli aslinda :)
Barcelona'ya gittik 30 yas kutlamalari etkinligi icin. Onu cok detayli anlatayim istiyorum da herhalde olmayacak, zaman kalmadi artik. Notlar duruyor nasil olsa, belki bir gun. Neyse giden varsa, yeme icme listemi sorsun cunku oyle bir dedik ictik ki, oyle guzel yerler kesfettik ki.. Fotograflara bakiyorum da al yanak gibiyim, pofuduk pofuduk duruyorum.
Bruksel'e gittik bir de 2 hafta once. Sevdik sevmedik. Hahahha boyle iste yanli bir cevap veriyorum. Gitmeden once cok yorgundum, tek dilegim cimenlerde uzanmakti ve az biraz oldu gibi. Cok guzel biralari vardi, ic ic doyamadik. Kesfedebilene de cok guzel vintage dukkanlar var, ben kesfettim. Insallah havalar duzelirse giyenecegim elbisemi.
Havalar demisken... Dun, yaz mevsiminin ilk gunu dediler... Ayh git Allah askina yaa. Su an bir yagmur bastirdi ki... Uzerimde kisa kollu ceket var cunku dun de havaya bakip yagmurluk giyinmistim ama aksam aydinlanan ve 20 dereceyi bulan hava beni pisirmisti yagmurlugumla. Bi daha boyle bir gune yazin ilk gunu dersen yemin ediyorum yikarim ben ortaligi.
Amsterdam'da veya yakinlarda misin sen bu arada? Cuma aksami Paradiso'da Imam Baildi konseri var. Gel bak pisman olmazsin. Biz cok eglenecegiz, ben ayrica eglenecegim ozgurlugumun ilk gununu kutlayarak.
9 hafta tatilim var. Derdi gucu sadece gezmek, tozmak olan bizim gibi bir cift icin bulunmaz nimet. Yunanistan'da adalardan adalara oradan Bodrum'a atlayip sonra da Istanbul'a yerlesecegiz ya da yerlesecegim mi demeliyim? Birisinin de gercek hayatta kalmasi gerekiyor digeri cennette yayilmis gununu gun ederken :)

Hoppacik geciverdim iste soyle ne oldu ne bitti diye.
Eeee sizde ne var ne yok?
Yaz geldi mi her nerdeyseniz oraya?

Optum
 
view sourceprint? 01 09 10