Thursday, December 15, 2011

Alles OK?

Girit'den Rodos'a uzun, cirkin, rahatsiz ve uykusuz gemi seyahatinden sonra elimizde ne otel ismi ne bir telefon ne bir adres. Cumartesi sabahi 5-6, insanlar hala daha disarda egleniyor, opusuyor, dans ediyor, iciyor, kusuyor. Hicbiri bizim gibi yorgun, pis, uykusuz degil.

Eleni'nin adini veriyorlar. Basiretsizlik mi dersin beceriksizlik mi bilemem de o kucucuk yerde cok uzun suruyor Eleni'yi bulmamiz. Kapinin onunde karsilasiyoruz. Bir zamanlar cok sevdigim, uzerinden uzun yillarin gectigi ve o yillarin eskittigi benim simdi nerdeyse taniyamadigim dostumu gormus gibi, sensin degil mi? tonlamasiyla "Eleniii>" diye bagiriyorum. Tanisiyoruz, bizi yasli bir anane sevgisiyle karsiliyor, agirliyor, yerlestiriyor. Tertemiz, bembeyaz carsafli odaya sokuyor, hemen dusunuzu alip uyuyun mein lieber schatz gibi bir seyler diyor. O aldigimiz dus, o uyku, o rahatlik, o odanin serinligi, o sokaktan gelen gecen konusma sesleri... Oyle guzeldi ki...
Simdi iste o ana donmek istiyorum. Bugun boyle, bugunler biraz zor, stresli.
4 gun boyunca, bizi artik guldurse de, karanlik kapilarin ardindan cikip korkutsa da her seferinde o kocaman acik gozleriyle bizi yakalayip "Alles ok?" dedi Eleni. Hala daha Alles Ok? deyip bir kahkaha patlatiyoruz. Aaaa jaaaa schön schön dedik hep. Simdi yine ayni seyi sorsa; otur Eleni derim anlatacaklarim var ama once bembeyaz carsaflari ser, odayi hazirla ben bir uyuyayim, dinleneyim.

2 comments:

Eliza Doolittle said...

Otur Eleni anlatacaklarım var...Ahhh, pek gülümsettin kuzum beni. Girit, aile tarihi açısından da merak konum. İlk fırsatta dilerim...

Dudu said...

Eliza; Girit guzel, huzurlu bir yer umarim gidersin ilk firsatta.

 
view sourceprint? 01 09 10