Thursday, March 15, 2012

Oyleyken boyle oldu

Kucuk kirmizi bir defterim oldugu icin seni bosluyor olabilirim sevgili blog'cugum! Amsterdam'dan ayrilmadan once Vero'nun verdigi kirmizi Lamy defterimle bir olduk, seni disliyoruz. Bi de tabii onu kimsenin okumadiginin verdigi rahatligi da sevmis olabilirim.

Ufak tefek ama canimi sikan sorunlar bitti, ev isi halloldu. Cok keyifli, huzurlu, ev gibi, sicacik bir evde cok sahane insanlarla yasiyorum ve hatta kopegimiz bile var. Noo noooo diye bagirarak surekli odamdan disari itekledigim Luna'ya son zamanlarda alismis bile olabilirim ki bi bakiyorum ben farkinda olmadan gelmis odanin ortasina yerlesmis. Bi de zaten agzi var sesi yok, oyle minik oyle uysa bir sey!

Tinus geldi gitti! Sanki hic gorusmemisiz, sanki hic ayrilmamisiz, sanki hic ayri kalmamisiz gibi heyecanlandim. Karsilamaya gidene kadar sakindim, "aa nie heyecanlanmiyorum?" derken tam da onumde bir cift o anda birbirine kavustu ve ben aglamaya basladim. Sonra da yine o mutlu yuruyusu, mutlu suratiyla onumde dikildi. Ne cok ozlesmisiz! Bi anda rahatlamam ve kendimi salmamla birlikte arada 1 gun hasta oldum, mide ve bas agrisi cektim, nazlandim herhalde. Ayrilisimiz bulusmamiz kadar sulu olmadi, hadi git gec kalma, hadi iyi dersler, hadi 1 ay sonra gorusuruz muck! O kadar yorulmustum ve de yeni evime tasinmistim. Yalniz kalmak, yerlesmek, alismak, benimsemek ve dinlenmekten baska bir sey istemiyordum.

Misafirsiz hafta sonum yok gibi bir sey. Istanbul'dan, Amsterdam'dan gelen arkadaslarimla mutlulugum daha da katlandi. Mesela bu aksam da 2 Hollandali arkadasim geliyor, Madrid'de kizlar partisi yapiyoruz. Bi tanesinin karnindaki bezelyeyle ne kadar parti olursa artik :)

Ne kadar tembellestirmisim kendimi onu fark ediyorum burada her gun yeni bir seyler ogrendikce, yeni insanlarla tanistikca ve hikayelerini dinledikce. Fotografciliga sardim mesela. Ay acaba buyuyunce fotografci mi olsam? ile diyebilirim yani. Niye daha once ilgilenmemisim, tatil fotolarindan, parti fotolarindan oteye gitmemisim? Karanlik odaya girip film yikadim ve sonra da kirmizi isikda tab bile etmeyi ogrendim. Analog kamera kullanmayi ogrendim ve beyimin simartmasiyla da gicir Canon EOS'le oynamaya hazirlaniyorum.

Bir de kendi icimde ciktigim yolculugum var ki... Belki de surada yaptigim en guzel seydir o. Sali aksamlarini dort gozle bekler oldum.

Fotograflarimi gonderdigim arkadaslarim ve ailemden hep ayni yorum geliyor. Ne kadar mutlusun!!!! ve bu ne kadar cok belli oluyor!!!! Aa bi de "ne cok zayiflamissin" diyorlar :) Hangi yorum daha cok hosuma gidiyor bilemedim bak simdi!

Keyifler yerinde sevgili okuyanlar! Ben bu sehri cok sevdim. Zaman yavas gecsin tamam mi?

                     Su ayagi duz taban diye ayak uzmanina gonderen, beni uzen, ugrastiran Hollandali doktora sevgiler

3 comments:

yaban said...

yine alakasız bir yere takıldım ben.. salı akşamları meditasyon mu yapıyorsun?

Dudu said...

Yaban; Gibi gibi! Satir altlarini okuyorsun Baris'cim, senden bir sey gizlemek zor olacak :)

yaban said...

yaa kendi içinde yolculuğa çıkma kısmı çok hoşuma gitti, o yüzden.. fotoğraf da çok güzel bu arada..

 
view sourceprint? 01 09 10