Wednesday, April 25, 2012

Brazilian Girls

Bir seyi beklersin beklersin, istersin istersin olmaz ya hani...
Sonra bir anda hic beklemedigin, ummadigin bir anda olur hatta olmasini istedigini bile unutmussundur o zamana kadar... oohoooooo neler neler olup bitmistir.
Brazilian Girls izlemek isterdim ben. NY'lu adamlar hani orada bile denk gelemedi, Istanbul, Amsterdam olmadi. Sonra gecen gun yuruyorum, bi yandan da gozler fildir fildir hele bi de konser afisleri gorunce yavasliyorum; ammaann diyim hicbir sey kacirmayayim. O ne ya? Brazilian girls? Dur ya bunlar benimkiler degil miydi? Nasi yaaa o haa yaaa! Inanmiyorum hem de Tinie'nin geldigi gun. Bavullarla gelse konsere beni bulsa?
Neyse ki konserler hic zamaninda baslamaz, en kotu ihtimal 2-3 sarki kaciririz. Sen onca zaman iste iste, NY'da kimlerle onlari nerelerde izleme hayalleri kur... Sen tut Madrid'de, Erasmus ogrencisiyken, seni her 3 haftada bir ziyarete gelen kocanla izle!
Annem bazen "Sen hayaller kurarmissin, Allah da gulermis" der ya da iste ona benzer bir sey. Anne hakli cikti yine naber? :)
Bu arada, videodaki Muhtesem Turk'u bulana bravo!

Friday, April 20, 2012

"ayyyy cok guzel olmuuus" yalani

Anne diyorum bir fotograf gonderdim baksaniza. Bakiyorlar. Annemden bir ciglik geliyor. Skype'da da goruntu dandik yuz ifadesi belirsiz. Ayhhh bak yine dovme yaptirmis, ne zaman yaptirdin bunu? ayy ayy bi de renkli yaptirmis diye konusup hiiiic beni dinlemeden konusuyor. Babam da arkadan Allah akil fikir dagitirken bizim kiz cuval aramaya gitmis diyor. Begendin mi nasil olmus anne? diyorum. Babama sormaya gerek bile yok :) Annem; Guzel guzel cok guzel de inanamiyorum yani renkli yaptirmissin. Begendim begendim, Tinus mu cizdi yine? Begendigini soyluyor ama sesi nasi sahte, nasil boyle bir sasirmis, ne desem de caktirmasam uzmesem'li bir ses. Yalniz bak o bilekligini obur koluna tak, olmamis onunla. Tamam mi? Duyguuu duydun mu beni bak o bilekligini obur koluna tak diyorum diyor. Anne diyorum gercek degil o, yani yaptiricam da once denedik iste bilgisayarda yapistirdik koluma. Ne diyorsun yaptirayim mi? diyorum. Amaaaan ben de inandim. Yok yaptirma yani biraz fazla buyuk ve cok renkli. Zarari yok mu hem bu renklerin, kanser yapmiyor mu kizim bak iyi arastir. Cok buyuk ayica yani hic mi sikilmayacaksin sen bunlardan ben anlamiyorum ki seni!!!
Mutlu etmek icin, uzmemek icin galiba bazen minik yalanlar soylemek gerekiyor. Hele de degistirelemeyecek, olmus bitmis seyler icin. Neyse ki benimki henuz olup bitmemisti, neyse ki ben de annemle ayni fikirdeydim. Biraz ufalttik, az renk cikardik neredeyse haziriz. Yeni yasima, yeni yeni en guzel yasanmisliklarimla ilgili hep hatirlamam icin...
Annemi cok sevdigimi soylemis miydim? Cok seviyorum ve cok ozledim.


gecen seneden bir gun

Blogger degismis, bi haller olmus. O ne bu ne diye bakarken; 22 Haziran'da 2011'de baslayip bitirmedigim, 3 kelime yazip biraktigim post'lara baktim. Bu yaziyi da bayagi bayagi yazmisim, bitirmisim ama niye bilmiyorum yayinlamamisim. Kesin kafamda bisi vardi ama neydi bilmiyorum. Yazdigim gunu degil ama o ofiste calistigim son gunleri cok iyi hatirliyorum. Son gun hemen gidip saclarimi kisacik, abuk, asimetrik kestirmistim. Gercekten biz bunaldigimiz zaman saclarimizla ugrasiyoruz bence. Okul-ofis bunalimimin bitisini kutlamistim ben de kendimce.
Banane senin gecen sene ne yaptigindan diyenlere soorrryyyy diyorum ve blog benim kardesim istedigimi yayinlarim diyorum ister oku ister okuma! hahahah var di mi boyle asabiyet yapanlar :)
neys optum!

-------

Sunca zaman yazmamisim ya cok ayip bana.
Mart'tan beri duduk bir ofisin icindeyim. Cok yogun gunler oldugu kadar cok bos gunler de oldu ama niyeyse hic elim gitmedi. Bi de bu duduk ofiste, dandik bir bilgisayar kullandim zaten. Simdi son dakika oldu birazcik ama son bir kac gundur akil ediyorum da okuldan gunluk laptop aliyorum. Evet efendim, kendi laptop'imi is icin kullanmama prensibim var gibi oldu ama yok aslinda oyle bir sey, sadece tasimaya useniyorum. Sirt cantasi her kiyafetime uymuyooooooor :P
Ocak'ta icine dustugum grupla super heyecanli projelerin icine dustuk, proje gelistirdik. Mart'tan beri de yine ayni grupla pratik kismina gecip okula para kazandirmaya calistik ki kazandirdik. Tabii surec uzun, hep ayni insanlar, bi masa ve etrafinda 5 insan olunca her sey cekilemez oluyor. Yanimdakinin kulakligindan cikan muzikten, guldugu zamanki yuzunun aldigi sekle, masanin altina uzattigi bacaklarina, cok konusmasina, cok susmasina, cok yemesine, cok Duygu demesine kadar her seye sinir oldum. Bi asagi bi yukari bi asagi bi yukari gibiydi. Dort elle ise de sarildim, butun gun hic bi is yapmadigim da oldu. Haftada 4 gun, 9-5 calistim ve bezdim yahu! Ofiste her isi halledip, aksamlarimin bos olmasi guzeldi tabii. Cunku normalde okulda derslere gir-cik-gir-cik bi de ustune git aksama evde saatlerce pc basinda otur ders calis, odev yap. Aksamlari bos olabilmek, film izlemek, kitap okumak, vakitlice uyuyabilmek...
Iste neyse o gun geldi. Yarin son gun. Raporlar teslim edilecek ve ardindan odul gecesine gidilip, eger varsa bize verilen odulu alip gelecegiz. (update: odul modul alamadik, avcumuzu yaladik) Su an oyle bezdim ki yani gitmek zorunlu mu diye dolaniyorum ortalikta.
Dun gece 3'e kadar biz 3 sersem oturup 51 oynadik. Yenilen pehlivan gurese doymazmis. Her elde 100 yiyip, RTE gibi bi daha-bi daha-bi daha deyip durdum. RTE kadar histerik oldum mu bilmiyorum da herkes de devam etti. Yenildim ve iste burdayim. Oynamaya oynamaya unutmusum herhalde, bi iki daha oynarsam kendime gelebilirim. Tabii 51 gibi ilkokul cagi bir oyunu da butun aksam oynamamiz komikti.
Sonra efendim ben yenge oldum. Dutch bir minik sari minnosun daha yengesi oldum. Yiinnggeee! Hollanda'da dogumlarin ne kadar basit, gosterissiz, abartisiz (?!), sakin, sessiz oldugunu bi kere daha gordum. TR'de SSK'da bile dogumlar daha gosterislidir, inanin bana! Dogumdan sonra 3-5 saat icinde eve gonderildiginiz icin herhalde hic ugrasmiyorlar, evleri susluyorlar. E mantikli aslinda :)
Barcelona'ya gittik 30 yas kutlamalari etkinligi icin. Onu cok detayli anlatayim istiyorum da herhalde olmayacak, zaman kalmadi artik. Notlar duruyor nasil olsa, belki bir gun. Neyse giden varsa, yeme icme listemi sorsun cunku oyle bir dedik ictik ki, oyle guzel yerler kesfettik ki.. Fotograflara bakiyorum da al yanak gibiyim, pofuduk pofuduk duruyorum.
Bruksel'e gittik bir de 2 hafta once. Sevdik sevmedik. Hahahha boyle iste yanli bir cevap veriyorum. Gitmeden once cok yorgundum, tek dilegim cimenlerde uzanmakti ve az biraz oldu gibi. Cok guzel biralari vardi, ic ic doyamadik. Kesfedebilene de cok guzel vintage dukkanlar var, ben kesfettim. Insallah havalar duzelirse giyenecegim elbisemi.
Havalar demisken... Dun, yaz mevsiminin ilk gunu dediler... Ayh git Allah askina yaa. Su an bir yagmur bastirdi ki... Uzerimde kisa kollu ceket var cunku dun de havaya bakip yagmurluk giyinmistim ama aksam aydinlanan ve 20 dereceyi bulan hava beni pisirmisti yagmurlugumla. Bi daha boyle bir gune yazin ilk gunu dersen yemin ediyorum yikarim ben ortaligi.
Amsterdam'da veya yakinlarda misin sen bu arada? Cuma aksami Paradiso'da Imam Baildi konseri var. Gel bak pisman olmazsin. Biz cok eglenecegiz, ben ayrica eglenecegim ozgurlugumun ilk gununu kutlayarak.
9 hafta tatilim var. Derdi gucu sadece gezmek, tozmak olan bizim gibi bir cift icin bulunmaz nimet. Yunanistan'da adalardan adalara oradan Bodrum'a atlayip sonra da Istanbul'a yerlesecegiz ya da yerlesecegim mi demeliyim? Birisinin de gercek hayatta kalmasi gerekiyor digeri cennette yayilmis gununu gun ederken :)

Hoppacik geciverdim iste soyle ne oldu ne bitti diye.
Eeee sizde ne var ne yok?
Yaz geldi mi her nerdeyseniz oraya?

Optum

Sunday, April 15, 2012

Andalucia

Yine plansiz, rotasi haric yine nerelere ne zaman gidilecegi pek de belli olmayan, yine sirtcantali, yine cok eglenceli, guzel guzel insanlar ve hikayeleriyle dolu, kahkahali, i love you'lu, cesit cesit hic bilmedigimiz seyleri tatmali, icmeli bir tatil oldu.
Madrid'in gece eglencesinin guzelligi, arkadaslarimin beyimle tanismasi, kaynasmasi ve birbirimize bakip "tamam mi devam mi?" nin cevabi devam olunca tatil 1 gun rotarli basladi.
8 gun! Sayisiz ama hep kisa kisa suren otobus ve tren yolculuklari. Endulus'de Semana Santa yani Paskalya kutlamalari, icimizin disimizin Isa ve Meryam olmasi ve  bir zaman sonra artik gercekten bayan ve kokusunu sesini duyunca ters yone kaciran ama sayesinde  kuytu koselerde guzel yerler kesfettiren kutlamalar (uzun cumlelerin ustasi, sarisinin hastasiyim). Cordoba'da kesfettigimiz soganli soguk domates sos-corbasi, cami. Sevilla'ya hayran kalmamiz, "gelinir ki yine buraya" demeler, kaldigimiz eve hayran kalmamiz, yagmurda sipidik sipidik yurumemiz, flamenko, sokaklarda kaybolmamiz. Cadiz'e "mi acaba?" sorulariyla gidip "iyi ki de gelmisiz" dememiz, cok sevmemiz, sahilde saatlerce yatmamiz, sarabimiz, cekirdek citlemelerim. Malaga'da muhtesem LopezKara ailesiyle tanismamiz, Malaga'yi onlar sayesinde sevmemiz, kesfetmemiz, ayrilirken uzulmemiz. Granada'nin son dakika hastaligimiz yuzunden sadece El Hamra'dan ibaret olmus olmasi, son dakika bilet bulabilmis olmamizin da sanstan baska bir sey olmamasi ama beni aslinda en cok hayran birakanin Alcazar olmasi!
Hepsi hatira olarak kaldi iste, bir de yeni heves cekilmis 1500 tane fotograf.
Anladik ki; cok dogru yerdeyiz biz!




 
view sourceprint? 01 09 10