Monday, June 11, 2012

Bitti!

Gitmeli miyim gitmemeli miyim derken, geldim de gidiyorum bile.
Zaman evet cok cabuk gecti ama cok da guzel gecti.
Aklimda hicbir sey kalmadan, keske demeden, bir suru iyi ki'lerle, cok mutlu ve bir o kadar aklimi burada birakarak ayriliyorum.Cok gezdim, cok gordum, cok eglendim, cok konustum, cok guldum ve bir de cok yurudum. Dudu deyince galiba herkesin aklina cok yurumus olmam gelecek. O yuzden de zaten Madrid'i belki de en cok ben sevdim, ben kesfettim, lokallere sokak-mahalle tarif ettim, metrodan nefret ettim.
Nasil bir sanssa (tahtalara tak tak) karsima cok guzel ve ozel insanlar cikti. Daha ilk gunden... Kisa zamanda cok guzel arkadasliklar edindim, cok farkli insanlarla tanisip onlarin hayatlarina girdim, yeni seyler ogrendim. Onlari tanirken, kendimi tanidim, onlardan ogrendim, sevdim hem de ben burada kendimi bayagi bir cok sevdim. Aynalara bakip bakip "kiziiiaaammmmmm" diye sarilmak isteyecek kadar sevdim kendimi, ve baristim kus oldugum hic bakmadigim, ilgilenmedigim aliskanliklarimla, huylarimla, uyuzluklarimla.
Tinie'ye yine yine yine asik oldum, kat kat cok daha fazla sevdim. Bazen hatirlayip, anip gozlerim doldu ama bazen de ozgurlugumu sevip, yasayip, yasadiklarimi o'na anlatmak, paylasmak, yeni arkadaslarimla tanistirmak, Mr. Dudu diye anilmasi, ozlemden aci cekip o acidan da garip bir zevk almak, beklemek, sarilmak, kavusmak cok hosuma gitti. Destegi, guveni. sevgisi ve 3 haftada bir yaptigi ziyaretleri olmasaydi nasil olurdu hic bilmiyorum. En buyuk, en icten tesekkurum o'na.
Hayat gercekten mucizevi ve patlamayi bekleyen bir suru surprizli balonlarla dolu. Yasadiklarimla birlikte ben de degisiyorum, olaylara bakis acim degisiyor, buyuyorum, izliyorum ve cok seviniyorum cunku degisiyorum, hep iyi anlamda hep cok guzel. Bence :) Siradaki level'a atlamayi hevesle heyecanla bekliyorum, ogrendiklerimi uygulama zamani! Daha da cesurlastim, yemin maceralarimizin hayallerindeyim, heyecanliyim.
Madrid yolumun sonunda, Istanbul'a donuyorum. Yaklasik 6 aydir gormedigim aileme kavusmamin hayalini kuruyorum gunlerdir. Cok ozledim! Gece uykularim karma karisik. Nerdeyim bilemiyorum, uyaniyorum, uyuyorum, ucaklari kaciriyorum, yanlis eve gidiyorum, hangi eve gidecektim karistiriyorum veya gidemiyorum... Ailemle gecirilmis bol sarilmali, gulmeli, yemeli, icmeli gunun sonundaki o kendi odamda uyuyacagim gecenin hayalindeyim. Butun yorgunluk o zaman cikacak... Hadi insallah, hadi bana iyi yolculuklar.

               Cadiz'de rastgele yururken onume cikan bir kadinin beni iceri davet etmesiyle buldugum bir kucuk avlu, studyo... Frida, bale papuclari, minderler, renkler, muzik ve duvardaki nazar boncugu... Her sey nasil da onune cikabiliyor bazen... O kucucuk minik sehirde, ortaliktan kaybolarak, Tinie'yi sinirlendirgime degmisti!
 
view sourceprint? 01 09 10