Tuesday, August 28, 2012

4


Hollandaya geldigim zaman boyle iste tam delirmisken basvurmustum bu 4 yillik universiteye. Napiyorum, kac yasindayim dusunmedim oyle gozum kapali gittim basladim. Bir ara bir geldiler tabii hani ulan napicam 4 sene gecer mi dedim. Gecti valla. Son sinif ogrencisi oldum, staja basladim, tezi de yazip teslim ettik mi insallah onumuzdeki haziran ayinda mezun olacagim.
3 yildir tam bir ogrenci hayati yasadim. Bazen haftada sadece 1 gun okula gittim, yan geldim yattim. Bazen de sabahlara kadar ders calistim, 2 saatlik uykuyla okula gittim. Ogrenci meslegi garsonluk yaptim tabii 3 sene kesintisiz. Simdi bakinca kendime sasiyorum yaa nasil idare etmisim, o abuk patronlara nasil dayanabilmisim. Gerci tamam kabul ediyorum o abuk patronlar her is sektorunde, her daim var. 3 senelik ogrenci hayatimin en guzel yani uzun ve bol tatillerdi, herkesin kiskandigi. Sadece yazlari 8-9 hafta tatil yaptim. Millet iste buna ozenirken ben de onlarin is hayatlarina, duzenlerine goz diktim. Delirdikce hep "ooff ben de artik calismak istiyorum" diye bagirdim. Cok pisman olacagim biliyorum ama iste basa gelmeden bilinmiyor. Ben calismayi seviyorum.
Carsamba gunu Hollanda'ya varip, pazartesi gunu de staja basladim. Bu yeri bulmam oyle uzun surdu ki... Aldigim red cevaplarinin sayisini soylemeye utanirim. Yuzume tokat gibi oldu resmen, havalarda gezen popom pisss diye sondu, agzimin payini aldim. Istanbul'da staj ayarladim, Amsterdam'a donusum kismet degilmis demek dedim. Paniklemis haldeyken de, buradan, hic umudumun olmadigi bu guzel, hayal is yerinden cevap geldi. Internet sagolsun, skype gorusmeleri, maillesmeler derken ben Istanbul'dan Amsterdam'daki stajimi ayarlamis oldum.
Efendim simdi Amsterdam'da, Amstel'in yamacinda, guzel cok tanidik oldugum bir mahallede bir ofiste calisiyorum. Isler simdilik sakin oldugundan rahat giris-cikis saatlerim var. Tum gun sadece Hollandaca konusuluyor, benimle de. Herkes Hollandali, bir yabanci benim, hosuma gidiyor. Is yuku degil ama dil yuku beni bitirecek gibime geliyor. Ben de nasil beceriyorsam takir takir onlara Hollandaca cevap veriyorum,  1 sene once ogrendiklerimi nasil da unuttugumu farkederek. Havalar simdilik guzel, bisikletle gidip geliyorum tembellik yapmiyorum. Tingir mingir sessiz sakin sokaklardan gecip geliyorum.
4. sinifa gectim, 4 yillik evliyim, 4 yildir Hollanda'da yasiyorum. Bu bir evre sanki, 5'e gecisi guzel olacak gibi. Insallah!

Friday, August 24, 2012

Merhaba Amsterdam

7 ay sonra evine donunce bi bakiyorsun;
takvim ocak ayinda kalmis,
kremlerin, ilaclarin son kullanma tarihleri gecmis,
sevdigin bir iki tabak bardak kirilmis,
zevkler, bedenler degismis dolap verilecek kiyafetlerle doluymus,
nelerim var nelerim yok heeep unutulmus,
bisikletimin lastikleri inmis,

ve cok ozlemisim!evim ne guzelmis, nasil da birakip gitmisim ya ben ne cesaretliymisim.
hayatimin bilmem kacinci baharina baslamis gibiyim simdi yine, yeni isle, yeni baslangiclarla.
heyecandan kipir kipir, yine delinen kulak zarim yuzunden de uzgun ve endiseli. klise ama evet her seyin basi saglik ya da 30 yasindan sonra boyle geliyor bilemeyecegim.

birazcik ev, ozlenen arkadaslar, sokaklar, yeni/eski mekanlar ve serin hava ki Istanbul sicagindan sonra cok guzel geldi... bi de 4. evlilik yil donumumuz, onun sersem mutluluk saskinligi...


 --basligi okuyup "maraba televole" diyen bendendir!

Thursday, August 16, 2012

Yaz


Bu yaz da boyle guzeldi. Karaya ayak basmadan, denizden cikmadan, yildizlarin altinda uyuyarak, mutlu, neseli, rengarenk, asik! 


 
view sourceprint? 01 09 10