Tuesday, February 12, 2013

Zikkimin koku keyfi

Istanbul'dan ayrilip, ailemi arkadaslarimi geride birakip cok ama cok yalniz oldugum ilk Amsterdam zamanlarimda (ay mi yil mi hala bilemiyorum) en dayanamadigim sey surekli Facebook'a konan, bir zamanlar benim de parcasi oldugum hafta sonu eglencelerinin fotograflariydi. Ay yine mi ciktiniz yine mi Asmali? diyordum ki ben de oradayken her hafta cikip bunun her hafta oldugunu farketmiyordum. O donemler yine masum donemlerdi bence yani fotograf makinesiyle fotograf cekilir, ertesi gun kendine geldikten sonra oturur Facebook'ta album yapar koyardin fotograflari. Saygi duyar kankana da gosterirdin; "bak bunlari koydum ok midir?" diye sorardin. O zamanlar yasadigim, Amsterdam'in en sikici, super sessiz, yaslilarin hakimiyetinde olan rehabilitasyon merkezi gibi olan mahallede yasadigim evde, pazar gunleri zaten aciliydi benim icin bir de ustune o fotograglar. Laaannnnn yine cok eglenmisler!!!!!
Aradan uzunca bir zaman gecti. Benim yalnizliklarim bitti, ben de eglendim, o sirada da akilli telefonlar herkesin eline yapisti. Benim de elime yapisti ama galiba ben kendimi cok kaybetmedim yani yanimdaki kimseyi rahatsiz etmedim diye umuyorum, hic uyarilmadim, kocam kizmadi.
Bu insanlar eglenmeye devam ettiler ama tek bi farkla. Eglendiklerini o an o dakika baskalarina hemen oracikta duyurma istekleriyle. Bir donem ben bunlara da inanirken sonra gozumle gordugum seyler olunca ayildim. Sadece fotograf cekmek icin kalkip, dans edip, egleniyormus gibi yapip sonra hemen oturup fotografa bakip, edit'leyip aninda paylasanlar ve sonra da yine oturmaya devam edip gelen yorum, like, rt'lerle ilgilenenleri gordu bu gozler. E noldu ama egleniyorduk? Eglenecektik? E insanlar simdi ic geciriyor "Lan biz de cumartesi gecesi evde oturuyoruz hayat mi lan bu?" diyor. E sen de simdi burada elinde telefonla oturuyorsun, etrafina bakmiyorsun. Ne farki var evde oturmanla? 15 kisinin ayni ortamda oturup, birbirleriyle konusmadan, sadece fotograflariyla, tweet'leriyle ugrastigi eglence ortamlari gordum ben. Ben de bi ara instagram'a sarip, aman da aman foto cekeyim diyordum, dedim, yaptim ama sukur ki kisa ve cabucak kurtardim kendimi. Etrafimda gorduklerim iyi ders oldu.
Gecen gun de 8. yillarini kutlayan arkadaslarimiz, gittikleri super luks restaurant'tan an be an menuden tutun, yediklerine, kadehleri cin cin yaptiklari ana kadar hepsini Facebook'tan anons etmisler. Biri de degil ikisi ayni anda birlikte. 8 yillik iliskilerinin pek de gosterdikleri gibi gittigine ben inanmadim da acaba onlar da idrak edebilmisler midir? Sorry ama yani oyle bir yerde, 8. yilini kutluyorsan ve elinde telefonlarla oturuyorsan benim icin senden daha sikici, birbirinden de bu kadar sikilmis bir cift olamaz. (i'larin kusuruna bakmayin pek manidar oldu)
Bilmem nereden gelen, bilmem neci olan arkadasiyla, bilmem ne uzerine cok keyifli bir sohbet yapiyormus arkadas. Cok guzelmis, tadina varilmiyormus o sohbetin, karsilikli alisverisin. Bunu da boyle mesela Twitter'a yaziyor. Pardon da sen bunu yazarken o sohbetin neresindesin, hangi tadindasin? Arkadasin nerede sen bunu yazarken? "Sohbetimizin icine sictin be manyak, birak su telefonu elinden" demiyor mu sana? O da mi yoksa senin gibi kaptirmis kendini?
Cekinmiyorum, utanmiyorum ve rahatsiz oldugum zaman "birak Allah askina su telefonu yaa iki laf edemedik" diyorum. Yabanci dili zayif olan arkadasim Tinus'la konusamamaktan dert yaniyor. "Elindekini birakip sanki benimle konustun da Tinus kusur kaldi" diye de lafimi esirgemiyorum soyluyorum. Soylerim, soylemezsem niye soylemedim diye kendimi yerim ben.
Istanbul ziyaretlerimde telefonumda internet baglantim olmuyor, Madrid'de yasadigim surede de telefonumda internetim yoktu. Fakirlik olarak yargilayan arkadaslarim oldu. Yok askim fakirlik degil o, etrafi gorme meraki, ilgisi, zevki. Benim keyfim de o, senin ictigin kahvenin kupasini cekmenden farkli yani.

Yani demem o ki; gordugunuz her "eglenmece" fotograflarina inanmayin. O ani cekip, o ani yasamadan, arkalarina yaslanip ellerinde telefonlari fotografin efektleriyle ugrasip "bak boyle yazdim, bak bu renkleri koydum olmus mu?" diyorlar. Oburu de "olmus olmus. sen koy ben de retweet ederim senden sonra" diyor. Dedikleri gibi eglence, keyif, huzur filan yok yani. Ben kandim siz de kanmayin diye yazdim bunu da.
Okula muz goturemeyen cocuklardik, alan vardi alamayan vardi. Canlari cekerdi, ayip bir seydi okula muz goturmek, evde yerdik sadece. Ne zaman bu hale geldik, gosterisi bu kadar cok sevdik?



EDIT: Arkadasim konuyla ilgili cok guzel bir link gonderdi. Yukaridaki foto bu siteden! Lutfen bakin!

20 comments:

Gulcin said...

kesinlikle!
katiliyorum.

Colorful said...

bir katilan da benim.

Bu sebeptendir hicbir platformda uyeligim yoktur, hayatimin niye yayinini yapma ihtiyaci duyayim ki!

Pini said...

sevgili Dudu, en dayanamadigim konulardan birini yazmissin, icimin yaglari eriye eriye okudum. paris'e bize gelen misafirler arasinda sadece TR'den gelenlerde olan masaya oturur oturmaz masanin baskosesine konan telefon gormemisligi var. bizi ziyarete gelip vakitlerini yediklerinin ictiklerinin resimlerini oraya buraya suraya koyup gelen yorumlara cevap yetistirmekten baska sey yapmiyorlar. e biz kalkip gidelim o zaman oyle degil mi ama. cok doluyum bu konuda cooook

Dudu said...

Gulcin ve Colorful; Tek degilim ne guzel! :)

Pini; 2 gunluk hafta sonu gezilerinde internet paketi aliyorlar, hakkini vermeleri, parasini cikarmalari gerek :) o telefonun baslarinin uzerinde yeri var.

Zeynep said...

Gecen hafta bu sebepten depresyona girmistim ben. İstanbul 20 derece herkes alemlerde. Ben senin o ilk zamanlarindayim.

Dudu said...

Zeynep; Artil uzulmezsin bak ben sana gercekleri gosterdim :)

Anonymous said...

Selam, seni twitter'da takip ediyordum, madrid tweetlerinden dolayi seni farketmistim, gecen yil bende Madrid de iken. Ama artik twitter hesabimi 30 gun dolmadan de & re aktiv yaparak durduruyorum, facebook hesabim da donuk. Hatta Whatsapp'i bile sildim. Ismi bile anildiginda mutlu olduklarim, yakin cevrem, arkadaslarim hatta yakinlarima olan bakis acimi, saygimi, sevgimi yitirmeye baslamistim. Bu Esaret ve Cileye son vermezsem bogulacaktim."Dünya varmis" gercekten tam olarak hepsinden kutulduktan sonra hissettigim bu. Blogunu link olarak kaydetmistim, arasira yeni birseyler yazip yazmadigina bakiyorum. Cok samimi ve gercek. Berlin'den Sevgiler Gülsah

Dudu said...

Merhaba Gulsah
Tesekkur ederim. Kurtulusun guzel olmus. Yorumun icin de tesekkur ederim, blog'u begenmene sevindim. Yine gel :)

Melike Oklap said...

ben su smart phonelardan birine sahip olali daha 1 ay oldu, dolayisiyla 'sosyal medya' ile daha bi hasir nesir olmaya baslamamla zaten az olan insan sevgim neredeyse yok oldu :) allahim her yerden bi cok bilmis cikiyo, herkeste bi ego patlamasi!
neyse iste sakin kalmaya calisiyoruz Duducum ;)

ashley said...

İnanamıyorum.
Bak Dudu abla ;
Bugün work and fire safety seminer vardı, gittim ve sıraya taamm tamına 20 tane sosyal medya ağ isimleri yazmışım sıkıntıdan ,arkadaşım fotografını cekti ve bir ara resmen ikimiz ohaladık ! Inanamadık ve hemen hemen hepsine üyeliğimz vardı. Flickr,facebook,instagram,vimeo,youtube,yahoo,skype,friendfeet,twittermsn,gmail,google +1, wassup, gibi gibi.Sonra 2 haftadır hayatımda friendfeed ve instagram olmadğı için kendimi ne kadar mutlu hissettiğimi farkettim. İpod touchum makinada yıkandı, iyide oldu cidden ve ayrıca gercekten ben facebook açalı 1 sene oldu bu ay tam, sırf okulun tüm bildirileri oradan yapılıyor artık diye sekreter benide kaydetti ama sonra iş büyüdü ve akraa arkadaşlarıda ekledim ve dediklerine o kadar katılıyor ve annemle olsun bunun bilincinde olan nadir insanlarla hep tartışıyoruz. Yani neden bu twitter instagram facebook başta olmk üzere insanlar herseyin suyunu cıkarmıs durumda nalamıyorum. Nereye gidiyor bu insanlık ,neden herseyin illaki tadı kacana kadar uğraşıyoruz bilmiyorum. 2 hafta önce yemeğe gittik ve SIRF instagram ve twitter hesaplarına koymak için arkadaşım beyaz şarap ısmarladı üstelik parası bile yoktu . Valla sıkıldım, elimde külüstür bir telefnum var ve gecen seneye kadar telefonum facebookum ve twitterım olmadğı için herkesten ciddi ciddi laf işitip depresyona girmiştim :(( Şimdi kapatıyorum tüm hesaplarımı, ama malesef facebook acık kalacak okudugum sürece :(( cünkü kimse yazdğm maillere cvp vermıyor :( A.q mark sukaberk ve eğlenen arkadaşlar konusuna gelince, şu ana kadar facete ve twitte bizi ve bulundğmuz yerleri etiketleyenlerin yarısı yalan. Bilmiyorum egoyu tatmin etmemidir yoksa toplum ne yapıyorsa parçası olalım bizde orda bulnmş gibi yapalımmıdır nedir bilmiyorm, tek bildiğim gerçekten twitter facebook ve instagramden nefret ettiğim. İnsanlar bir begeni almak için gidip 500 kişiye like atıyor OHA !

Anonymous said...

Merhaba Duygu oncelikle yasa cok gore sanirim abla demeliyim ama ruh halin abla dememe ne yazik ki izin vermiyor:) blogunu yeni okumaya basladim ve gercekten bayiliyorum okumaya ozellikle esinle anilarini anlattiginda, cunku neden bilmiyorum sen anlatinca ben gelecegime daha cok baglaniyorum sana gore henuz sadece yolun basindayim 18 yasindayim ve tipki senin gibi kalbimi isvec gezisinde tanistigim bi hollandaliya kaptimis bulunuyorum yazin beraber amsterdamda beraber olucaz umarim sonumuzda sizinki gibi mutlu son olur :) ayrica eger sana fazla gelmezse yada ozel umarim nasil tanistiginiz hakkinda da bir yazi gorebiliriz turkiyeden sevgiler!

Anonymous said...

Ve uuups yanlislikla reply olarak yazmisim inanmiyorum dalginligima :)

Dudu said...

Melike; Sakin kal eğlenceli kısmına bak sen, beni eğlendiriyor. Ne yaptınız burada buluşabildiniz mi Berlin'deki arkadaşla?

Dudu said...

Ashley; Abla filan diyorsun olmuyor ama bak :)))) Sen de dolmuşsun çok. VEr hayatım herkese cevabını bak nasıl rahatlıyorsun.

Dudu said...

Adsız arkadaş; Ya bu ne güzel bir yorum böyle. Nasıl gülümsettin, sevindirdin beni bilemezsin. Umarım her şey istediğin gibi olur, mutlu olursun. Tabii ki özel değil tanışma hikayem hatta seninki gibi romantik de değil, bir gün yazarım.
Haberdar et beni merak ederim bak şimdi ben :)

ebru said...

Bu gözler instagramda hamilelik testi çift çızgi fotosu yayını gördü. Yemek fotosuna kurban oliyim .

Sena said...

Tabiki ederim ve gercekten bu blogu okuyunca birinin de benimle ayni duyguyu hissettigini bu yoldam gectigini anliyorum eger senin icin de uygunsa seninle bu blog haricinde de kontakt kurmak isterim Dudu :) -Sena

Dudu said...

ebru; ciddi olamazsın! nerde kim o takip etmek istiyorum :))

Dudu said...

sena; tabii gel buyur kontaktlasalım :))

Ashley ★ said...

ama 30um diyip duruyorsun :D ben 93 aralık doğumluyum :D

 
view sourceprint? 01 09 10