Thursday, October 24, 2013

Sakizli


Oglen icin hazirladigim sebze salatasi midemi oyle bir yakti ki.. Cayir cayir. Sakiz attim agzima. Sonra da cikarip kagida sarip attim.
Aklima adi Ercan ya da Ozcan ya da Tuncay olan cocuk geldi. Istanbul’da calisirken, en ortaliktaki bilgisayar benim diye bu belboy cocuk ben isten ciktiktan sonra oturup benim bilgisayari kullaniyormus. Farkina vardim, bir sey demedim. Kullansin banane. Sonra yanlislikla bir seyleri sildi, ayarlari degistirdi yine ses etmedim. Degistirsin banane. Ben zaten yakinda isten ayrilacagim Hollanda’ya yerlesecegim. Sonra bir sabah ise geldim, oturdum bi baktim kocaman bir sakiz bilgisayarin yaninda, top olmus, uzerinde dis izleriyle duruyor. 5 tane Bubble Gum’i ayni anda cignese o sakiz ancak bu kadar buyuk olabilir. O kadar al o sakizi onun sacina yapistir bir durum ki.. Hani saca sakiz yapistirmisligim da vardir. Oyle de dogal bi hareket ki aslinda. Evinde hissetmis adam kendini. Cay almis eline belki o arada, dur lan sunu da cikarip suraya koyayim hahaha aman Duygu uyuzu gormesin demistir icinden de belki. Delirdim. Ortaligi ayaga kaldirdim. Kendimi ofisin ortasinda yere atip tepelenecegim nerdeyse!  Ama ne soylenmek nasi uzatmak. Oyle uzattim ki cocuk da en sonunda amma uzattin yeeaaa alt tarafi sakiz! Sanki baska bir sey biraktik, ozur diledik iste dedi. Baska  bir sey birakmadik derken de herhalde bok birakmadik ya demeye getirdi. Oyle cok uzatmistim ki, durup durup ayip ama yaaa diyordum. Sinirlenince en cabuk soyledigim sey; Ayip ama yaaa! Murat da Madrid’de beni ekmisti bir aksam. Bekle bekle gelmiyor, benim de herhalde ogrenci hali kontorum yok arayamiyorum yani boyle bir basiretsizlik. Aradim sonra ulastim, uykulu uykulu acti bu telefonu ve ben telefonda agzina sictim. Ayip ama yaa diye bagirarak. Sonra anlatti; kendini gulmemek icin zor tutuyormus ben bagirirken. Ayip ama yaaaa ne demek Duygu diyor. Madrid'in gobeginde biri aramis; Ayip ama yaaa diyor.
O cocugun da yaptigi ayipti. Cignenmis sakiz ofiste orta yerde birakilir mi? Ayip bence! Ve bence ben de bazi seyleri bazen cok uzatiyorum. Yapilan ayiplari da unutmuyorum. Ki aslinda biri ayip diyince ben ayip yorgan altinda der gulerim, kimse gulmez. Lise esprisi iste. Ki aslinda en ayip olmayan sey de yorgan altinda olan. 
Sevelim sevilelim ama nolur sakizlarimizi ortada birakmayalim. Hayvan severlerin yaptigi gibi agiz bukerek, dudak sarkitarak, sesimi cocuk gibi yaparak ''lutfen yerlere sakiz atmayalim. kuslar onlari yemek saniyor, yiyip boguluyorlar'' da diyebilirdim ama beni bilen bilir ki ben oyle seyler demem. Kus beyinli degilim hayir.

Monday, October 21, 2013

Ahlaksiz adam



Dun aksam uyumadan once salak gibi bu adamin Hurriyet'teki roportajini okudum. Cok yemis olmamin da etkisiyle; midemin bulanmasindan, tiksinme duygusundan, sinirimden zar zor uyudum. Bugun de roportajin ikinci bolumu yayinlanmis. Cennetten, iyi niyetten, dinden, iyi insan olmaktan bu kadar cok bahsederken; bu kadar pis, serefsiz, mide bulandirici, sapik, kotu niyetli, ahlaksiz, terbiyesiz, din, mezhep ayriligi gozeten bir insan olmasi sahsen benim midemi bulandirdi. Gercekten midem bulandi, tiksindim.
Her seyin fazlasi zaten zarar, zaten cirkin ve pisken iste asiri dinin de ne igrenc ne pis oldugunu gorebiliyoruz. Bu nasil bir akil ve mantik ki; cennet sadece muslumanlar icin diyebiliyor. Buna gelene kadar daha neler neler var. Kanuni’nin ahdindan tuttun da, kadinlarin yuzune bakamamasi. Evet zaten is guc de kalmamis cenneti sadece Muslumanlar icin yaratmislar. Bir kac hafta once cok sevdigim, tercihlerine cok saygi duydugum iki kisi Hac’a gittiler. Ilgimi de cekti, hatta oturduk Tinus’la videolar izledik, okuduk baktik. Bu da boyle bir sey iste dedik. Kimi gider Hindistan’a kimi gider Mekke’ye Medine’ye. Arinmak mi arinmak. Bunu anliyorum ama su adamin kafasini kusura bakmayin anlayamiyorum. Sonlara dogru bir yerde ''kasarlanmis gavur'' dediginde ben koptum. Herkes kotu bir sen iyisin oyle mi? Yok canim bence hic de oyle degil.
Uckurunun derdine dusmus terbiyesiz, ahlaksiz  bir adamdan baska bir sey degil bu adam. Tonlamalarin, kafanin da RTE’ye benzemesi iyice isi igrenclestiriyor.
Azi karar cogu zarar arkadaslar. 
Evdeki butun insulin ignelerini adamin her yerine batirmak istiyorum. 

Sunday, October 13, 2013

Rosso

Yagmur bugun hic durmadi. Nisan ayinda yesillenmesini bekledigim yapraklar, sararmis halde pitir pitir yerlere dokuluyor ruzgarla. Oyle yayik, guzel, rahat, komik, uykulu, muzikli, neseli, filmli bir gundu ki... Su yaptigim is sadece film preview haklari icin bile yapilir, bugun onu dedim. Bi de Il Postino ne guzel film. I love old days, old times kardesim.  Her gunumuz boyle mi olsa ne?
Dun gece ikimiz de baska yerlerde baska insanlarlaydik. Bugun de anlat anlat, gul gul, bak bak bitmiyor. Benim anlattiklarimda; gece 4'de bi ara Schiphol'da (teyyare alani)  olmamiz vardi mesela. Hayal meyal, 5 kisi gidip 4 kisi donduk. Asena vardi bir de. Nasil tas, nasil guzel dans ediyor. Ritim kadinin icinde sanki. Bayram ozel Asena. Muazzez Ersoy eksikti. 
Masa butun gun kuruluydu bugun. Biz de etrafinda gel git, ye ic, oyna.  Ay Tinus yaaa ne enteresan bir adamsin, nasil guzelsin. 
Ismini legal olarak degistirecekmis; Ayyyy Tinus yapacakmis! Yapsin, yakisir!

Bombay Bicycle Club mesela bugunun soundtrack'inde yer alabilir. Lights Out'lu bisili olan mesela.


 
view sourceprint? 01 09 10