Thursday, February 4, 2016

Kız arkadaşlarımı çok özlüyorum.
Dedikodu seanslarını, gece dışarı çıkmadan önceki ev buluşmalarını, tam altıma işemek üzereyken tuvalete o anda yetişmeyi.
Ziyarete gelenler olduğu zaman (şükür şükür); "1 akşamı böyle sadece koltukta oturmalı, çekirdekli, dedikodu ve yayılmaya ayıralım mı?" diyorum. Kırmıyorlar.

Bir arkadaşım sevgilisiyle ortak aldığı düz ekran televizyondan bahsediyordu. 1200 avroşmuş yarısından fazlasını kız vermiş çünkü; televizyonu en çok kız seyrediyormuş. Allah allah ne kadar çok izliyor olabilir ki? Ben televizyonu evden atmaya çalışıyorum, izlemiyorum, hele bir de 1200 euro vermek delilik diye düşünmüştüm. 37 ekran televizyonun az büyüğü televizyonumuz küt diye bozulunca, hemen bir kaç saat sonra marktplaats'tan  tüplü devasa bir televizyon bulmuştuk, bedavaydı. Ve zaten ben tüplü tv seviyorum, eski stil.
Deneme süresi yapıp televizyonu küçük odaya attık. Salona bir ferahlık geldi. Sonra bir akşam koltukta otururken elim kumandaya gitti. Gitmesi de bir garip geldi. Sonra bir kaç kere karnım açken kitchen 24 olsaydı da gözüm doysaydı dedim. İzliyorum da öğreniyorum, yapıyorum sanki boşuna izledim hep dedim.
1 aylık deneme süresi sonucu; al gel bedava tv ilanıyla bugün evden attık aleti. ooohh sen sağ ben selamet!

 
view sourceprint? 01 09 10